Mart 11, 2015

Sayda ve Sur,Hoşçakal Lübnan

Lübnan güneyinde 2 kent var.Sidon yani Sayda ve Tyr yani Sur.Güneye inildikçe İsrail'e yaklaşılıyor ve tehlike,güvenlik tedbirleri,kontrol noktaları artıyor.Sayda şirin bir kent.Güzel bir sahil,karaya bağlanmış bir kule ile karşılıyor.Daracık sokakları ile Eski Sayda hemen yakında.Buradaki kapalı çarşı,iç kısımlarda evler,arada meydan,saray,direklere bağlanmış onlarca kablo.Tam bir karmaşa.Kapalı olduğu için göremediğim Sabun müzesi de sayılabilir.Aşağıda akşam vakti meydan'da çocuklar...
Sayda  Deniz kulesi...


Sur en güneydeki kent.Burada güzel sahiller,Antik Roma kenti güzelliklerini oluşturuyor.Romalılar güneye bakan sahile yerleşmiş,bugünküler ise batı yönüne.Gene de bir Akdeniz kenti sonuçta ama çok zengin bir kent olmadığı da açık...









Sur Mezarlığı denize çok yakın bir yerde.İçindeki bayraklar Hizbullah'a ait.Burası tehlike düzeyi yüksek bir alan.Lübnan Şii müslüman Hizbullah grubunun ağırlığı olan bir ülke.Yemekler genelde bizimkilere benziyor.Şiş kebap,Döner (Şavarma),Falafel,Baklava,Künefe,kekler vb.İlginç bir ülke.O kadar çok lüks araç var ki bu değirmenin suyu nereden geliyor anlamak zor.Kazasız belasız gittik geldik sonuçta...

Mart 10, 2015

Lübnan'da 2 gün,2 kent

Lübnan küçük bir ülke.Burada başkent Beyrut dışında gezebileceğiniz yerler;
1-Juniye:Beyrut'a 15 Km mesafede.Harissa adlı tepesinden muhteşem bir katedral,Meryemana Heykeli ve teleferik var.Ayrıca Jeita adlı semtinde Grotto yani mağarası var ki devasa bir şey.2 seviyede,2 mağara...,
2-Bekaa vadisinde Baalbek adlı (heliospolis-Güneş kenti) var ki Jüpiter,baküs adına yapılmış Tapınakları çok güzel.Aynı vadide bulunan Ermeni köyü Anjar da gezilebilir.
3-Beyrut güneyindeki Sayda (Sidon) ve Sur (Tyr) kentleri.
4-kuzeydeki Tripolis kenti. 
 Baalbek kenti adını Baal adlı tek tanrılı dinden alıyor.Bu din İslamiyet üzerinde de etkili olmuş.Burada Pagan dönemden kalan çok tanrılar adına yapılmış dev Tapınaklar görülebilir.Ancak dikkat edilecek nokta burası hizbullah denetiminde ve Suriye'ye çok yakın.Yukarıda Baküs Tapınağı girişi...
 Yukarıda ve aşağıda Baalbek Venüs Tapınak alanı.yıkılmış dev sütunlar ve alan büyüklük hakkında fikir veriyor.
 Nisbeten en sağlam olanı Baküs Tapınağı.Yunan'daki Dyonisos Roma'da Baküs adını alıyor.Kendisi Şarap tanrısı diye adlandırılabilir.Sonraki zamanlarda Hristiyanlık,Baal dini ve nihayet İslamiyet.Bugün Hizbullah koruyucuuğunda,Camileri ile Şia inancının yaygın alanlarından birisi.Nereden nereye?
 Bir başka gün bir başka kent kuzeydeki Tripoli.Burada saat kulesi,Medina denen eski kent (daracık sokaklar,dükkanlar,aralarda meydanlar,dar sokaklara sıkışmış evler vb.ile geçmiş zaman kenti),ardında zirveleri karlı Lübnan dağları.Bu manzarayı görmek içinse Citadel denen Kaleye tırmanmak gerekiyor.
 Kale'den Kent.Uzakta deniz,apartmanlar...
 Kale'de bir hatıra fotoğrafı çektirmek gerek.Toplu fotoğraf olsa iyi olurdu ama ...
 Tripolis Trablus diye de söyleniyor.Büyük Cami kntin görülesi yerlerinden biri.
 Son olarak minibüs penceresinden Beyrut,akşam olmakta,limanda gemiler,hüzün...

Mart 09, 2015

Beyrut Beyrut

Nereye gideyim?Nereye gideyim? derken Lübnan dedim,mutfak,kendine özgülük falan.Burası Müslüman,hristiyan,Ermeni,maruni,Arap vb derken çok sayıda etnik ve dini yapı içiçe.1975-91 arasını savaşarak geçirmiş.250.000 civarı ölü.Harabe bir ülke.Nisbeten barış ortamı deyip gittim,ortadoğunun Paris'i sayılan Beyrut'a.Downtown denilen eski ve merkez yerleşim alanını geziyorsunuz.Burada Cami,Katedral,Parlamentovb ile görülecek alanını oluşturuyor.Güvenlik çok önemli ki heryerde asker,kontrol noktası görmek mümkün.Kıyı izlenirse kuzeyden batıya,oradan güneye inen bir yarımada gezilir.Liman,yat limanı,bulvar,güvercin kayalıkları,plajlar,havaalanına ulaşılır.Kenti değişik yönlerde kesen caddelerde ise Hamra cad.Gemmayze,vb değişik alanlar gezmeye değer.Gece hayatı da çok canlı.Göbek dansı falan.Kızlar çok makyajlı,açık kapalı başlar,taytlar,renkli insanlar topluluğu...

 Savaş'tan izleri çeşitli binalarda görüyorsunuz.Tamir de geçmişi örtemiyor...
 El Emin Camii.Birçok blog'da Ömer Camii deniliyor ancak kent rehberinde bu isimde değil.Ancak adı ne olursa olsun çok merkezi yerde ve çok görkemli....
 Şehitler Meydanında bulunan ve kentin ruhunu simgeleyen heykel...
 Beyrut apartmanlar kenti.Kentin iş alanında ise gökdelenler yükseliyor.Kent otel cenneti.Dünyanın önemli ticari merkezlerinden biri.Jeep ve lüks araç çokluğu ile caddeleri dolduran araç bolluğu inanılmaz.
 Kentin batı kıyısında bulunan Raoush diğer adıyla güvercin kayalıkları kentin simgesi.
 Kent ve ben...
 Kent merkezinde bulunan saat kulesi.Parlamento vb bu çevrede bulunuyor.Antik eserler burada...
 Şapel...
 Ömer Camii.
Farklı bir yapı...

Ocak 05, 2015

Seferihisar'dan Sığacık'a,oradan Teos'a...

Teos Antik Kent Tiyatro'su...Burası Güneye bakan bir yamaçta,deniz manzaralı bir konumda...
 Teos,İzmir-Seferihisar yakınlarındaki Sığacık Limanına 2-3 Km mesafede bir antik kent.Çamlık girişinde minibüs'ten inip 1Km kadar yürüdüğünüzde aşağı doğru alçalan yamaçta yeralıyor.Antik dönem kentlerinin ortak özellliklerine sahip.Bir Limanı var herşeyden önce.Kent yönetiminin gerçekleştirildiği demokrasi ortamı kent meclisi var (Blutorıon ).Yukarıda çoğu sağlam durumdaki Blutorıon...Aşağıda da Körfez ve sol kısımda antik liman kalıntıları...
 Teos yerine aynı işlevi bugün Sığacık Limanı görüyor.Bir Liman (Bu Limandan kalkan minik bir tekne ile Osman ve Zuhal Atasoy çifti dünya seyahati yapmışlardı ) ve Limanın ardında bulunan minik Kale'de pazar günleri pazar kuruluyor (türlü çeşitli börekler,otlar), daracık sokaklar,minik rum mimarili evler...Aşağıda Sığacık Limanı...
 Liman'dan Ege Denizi.Buradan Çeşme yarımadasının güney kıyılarına ve diğer denizlere ulaşmak mümkün.
 Seferihisar bir yavaş şehir.Hayat burada daha aheste akıyor,rahat,telaşsız.Salyangoz da simgesi.İzmir'e minibüs ve belediye otobüsleri ile bağlanıyor.Hoş,rüzgar alan,sakin bir şehir işte.

Aralık 27, 2014

Transkaçkar Yapmak

Bilgi yazısıdır.Aynı zamanda 2010 yılında uyguladım.
Kaçkar dağları Doğu Karadenizde 4000m.ye yaklaşan yükseltisiyle dağcıları kendine çeken önemli bir zirve.Kuzey rotası daha zorlu olan bu dağ için güney rotası daha ehven.Rize ilindeki bu zirveyi yapmak ve Artvin'in harika yaylalarını göreyim derseniz yapacağınzı şey öncelikle Erzurum'a ulaşmak.Erzurum'da Cağ kebabınızı meşhur olmayan bir yerde yemeye bakın.Meşhurlar işi bozuyor.Otogardan Yusufeli'ne giden minibüs sizi Erzurumdan alır,tortum şelalesi yakınından geçirir daha sonra daracık bir vadiye Çoruh vadisine sokar.Bu vadide kıvrım kıvrım yollarda dura kalka Yusufeline vardınız.Eğer vakit erken ise kamp alışverişini yapıp yaylalar köyüne çıkan minibüsü yakalamalısınız.Bu yolda Barhal -yeni adı ile Altıparmak-köyünden geçeceksiniz.Burası İstanbul belediye başkanının köyü olup yeşillikler içinde,çok güzel kilisesi olan birköydür.Minibüs beklemeyeceğinden maalesef göremezsiniz.Yaylalarköyüne sağ salim vardıysanız dinlenin artık.Burada pansiyon ve Lokanta tek.Çadır kurup lokantadan yemek iyi olur.
Bundan sonra işiniz Dilberdüzü ana kampına ulaşmak.Bunun için Yaylalar ya da son araç ulaşan yayla olan Olgunlardan katır kiralayabilirsiniz.Katırlar yüklerinizi ücreti mukabilinde kamp alanına ulaştıracaktır.Siz de kuzeye doğru giden dereyi takip ederek önce dobe yaylasına sonra Dilberdüzü kamp alanına varacaksınız.Burada yalnız değilsiniz.Zirve yapmaya gelenler,kaya tırmanışı yapanlar,zirveden dönenler ile dağcı grupları eksik olmaz.Zirve yapacaksanız  ve tek iseniz (malzeme ve performans tam ise) bir gruba katılıp zirve yapabilirsiniz.Ya da bir rehber yardımıyla grup olarak çıkarsınız.Gündoğumunu çıkışta yaşayacak, Deniz gölünün yanından geçeceksiniz.Ben özel durumum nedeniyle göl üzerinden geri dönmüştüm.Prensip herkesin çıkabilmesi için normal tempo tutturmak.
Naletlemeye gideriken...
Gölde kahvaltı,elimde ekmek...

Zirve sonrası ya da kampda geçirilen 1-2 gün sonrası trans için gene katır yardımlı olarak dobe yaylasına gelip buradan sola dönüp dereyi takiben Naletleme geçidine ulaşmaktır.Kolay değil,adından belli zaten,git git bitmeyen bişey.Aştınız mı Karadeniz bulutları ile size hoşgeldin diyecektir.aşağı inen patikada bulunduğu yüksekliği farklı olan 2 göl göreceksiniz.Karadeniz gölü ile diğeri..Eğer Kavron'a daha çabuk geçeyim derseniz sola giden ilk patikayı izleyin.Zamanım var göl kampı yapalım derseniz aşagıdaki göle inip onun yanından tekrar yukarı çıkabiirsiniz.Yani sola ya ilk ya da 2.den döneceksiniz.yukarıdaki gölü gördükten sonra gölü tutan seviyeden aşağı giden patikayı bulursunuz.Bu patika siz Kavron yaylasına ulaştıracaktır.Oradan da minibüs Ayder yaylasına.Transı yaptınız ve Rizedesiniz artık.Ayder-Rize arası çok değil.Rize den de bulacağınız otobüs ile dönüş tamamlanır.
   Kaynak olarak internetten bir rota örneği çıkarabilirsiniz.Ben yalnız başıma ve bir kroki ile yapmıştım.Hele sırtımda çanta araba gelir nasıl olsa diye Barhal'dan yaylalara 16 km yürümüş,naletleme geçidini de korku içinde aşmştım gene çantalı olarak.Cahil cesareti işte.
Naletlemeye gideriken...Gölde kahvaltı,elimde ekmek...Göllerden bir göl...Göllerden bir göl...

Ekim 27, 2014

Sagalassos

 Bir sabah,bir arkadaşla yağmurlu bir Denizli sabahında önce Kaklık Mağarası, ardından belki yağmur fırsat verir de görürüm diye yağmura rağmen yolumu Burdur'a düşürdüm.Burdur'a uğramadan devam ederek İnsuyu Mağarasına ulaştık.Mağara susuzluk nedeniyle büyük ve Dilek göllerini yitirmiş.Sadece bir mağara durumunda...Birkaç km daha Antalya yönüne devam edilince sola giden yol ile Ağlasun'a ulaştık.Yol enetersandı.Bir vadiye girdik,yükseldik,bir geçidi aştık ve alçaldık.Doğa yeşillendi.Ağlasun'da pide molası ardından 7 km tırmanarak Sagalassos'a vardık.1700 yıl önce bu dağın başına bu kenti Romalılar neden yapmış?Güvenlik tabii,belki de yazlık...Bir dağ'ın yamacında Yukarı ve aşağı kent,bunlara ait agoralar,yukarı Agora'da Antonin'ler çeşmesi (resim yukarıda ve aşağıda ),kent konağı,tiyatro,kütüphanesi ile güzel bir antik kent..Sisli,yağmurlu bir havada sırılsıklam olarak tamamlanan bir gezi...

 Aşağı Agora,otlar taşları bezemiş,çevrede yapılar,İskender tepesi,Tiberus Kapısı vd ile Sagalassos güneyindeki dağı aşarak Isparta-Gölcük'e yapılacak bir trans faaliyeti güzel olabilir diye düşündüm...
 Burdur gölü kıyısında Kuş gözlem merkezinde Göl manzaralı çay keyfini uzun tutmadık...Çünkü daha Salda gölü var günbatımında görülecek...Salda gölü aşağıda...

Ekim 14, 2014

Bir Yunan adası daha:Kos

 İlkbahar'da 2 günlük midilli gezisi sonrası kendime söz vermiştim,sonbahara da güneyden bir adayı daha gezmeliyim,diye.Bayram'ın ilk gününü vecibeleri yerine getirdikten hemen sonra soluğu Bodrum'da aldım.Geceyi tenekeli cingen evimde geçirip sabah erkenden Kalenin önündeki limana geldim.İnternetten 30E Kos gidiş-geliş.yanıma aldığım 100 E 'da orada 3 günde bitirdim.mevsim dışı olmanın getirdiği indirimler sanırım.Aşağıda Kos limanı.Liman,kafeler,lokantalar,beyaz evleri ile tipik bir Yunan adası burası.oldukça da büyük.

Kos yeşillikler içinde bir ada.Diğer adı İstanköy ve çok sayıda Türk yaşıyor.Adanın ünü Hipokrat'ın adası oluşundan geliyor.Neredeyse zorlukla ayakta duran bu çınar ağacının altında ders vediği söyleniyor.





 Kos'da Türklerden kalma hala yaşadıkları köyleri,camiler,hamamları,mezarlıkları var.Buradaki Türkler genelde Bodrum yarımadasına göçmüşler..Yanda Defterdar Camii.Biraz bakımsız artık.
Bir diğer Camii.
Asklepion ,Sağlıkevi demek.Yani eskinin Hastanesi,Tıp fakültesi sanırım.Bir yamaçta kurulu bu yapıdan teraslar ve sütunlar kalmış.Genel olarak söyleyebilirim ki,Yunanistan tarihi eserler bakımından Türkiye kadar zengin diyemem.Bir Efes,Hierapolis,Afrodisias gibi merkezleri gördükten sonra Kos adasının sahip oldukları bana zayıf geldi.Aşağda Asklepion...Arkada uzakta da Bodrum kıyıları...



Osmanlı'dan kalan bir Hamam....

Kos'da merkezdeki tarihi eserleri görmek dışında yapılabilecekler;
3 Adalar tekne turuna katılmak (Yukarıda bu turdan bir ada manzarası),tekne turu ile Nysiros volkanik adasına gidip krateri görmek,Dağın yamaçlarındaki ünlü köylerinde Yunan taverna gecesi yaşamak,Kefalonia'da denize girmek,öğlen ve akşamları nefis yemekler yemek.Yemek deyince lezzetli,fiyatları makul ve geleneklsel lokantalar olunca gelenler genelde memnun kalıyor.Zaten feribotta konuştuğum bir çok insan sadece rahatlığı hissetmek,yemeklerini ortamını yaşamak için gidiyoruz dediler.Türk sahillerinde kazıklanmak üzerine kurulu turizm anlayışımız da belki ileride o seviyeye gelir.Umarım.Mezgit,sarımsaklı..Bira,Alfa...
Ada'nın bir özelliği de Dünyaya marul ihraç etmesi.Bodruma 7-8 Km ötedeki Kos güzel anılar bıraktı.Sanırım tekrar gidebileceğim bir ada..Eksik etkinlikleri tamamlamak için..

Ekim 02, 2014

Batum'da 2 Gün

 Hopa-Sarp 15 Km,Sarp-Batum 22 Km Sonuçta Hopa ile Batum arası çok yakın.Türkiye üzerinden Kafkasya ve Orta Asya'ya buradan gidiliyor.Bu nedenle Batum yolu Tır dolu.Karadeniz sahil yolunun bütün denize girilecek yerleri  bozmasına karşılık Batum'da 7 Km uzunluğunda çaklıllı bir sahil Akdeniz kıyısında mıyım Acaba ? dedirtiyor.Denize girmek bakımından uzun yıllar Sovyetler Birliğinin ihtiyacını karşılamış.
 Ruslarla ipleri kopardıktan sonra Amerikan destekli bir ülke olmuş.Kısa zamanda karın doyurmak aşamasından işleri yoluna koymuş bir hale gelmişler.Türkiye de büyük destek tabii.Para kazanma yolu öncelikli inşaat ve turizm.Kule biçimli kumarhaneleriyle ünlü oteller sahili kaplamış.Fuhuş da var tabii.Karadeniz'den yığınla insan bu iki şey için buraya geliyormuş.Farklılık yaratmak için yapılana bakınız.Kule bina,bilmem kaçıncı katlarının köşesinde dönme dolap...Üstte ve alta.

 Mitolojik Altın Post öyküsü anlatılıyor Gürcistan'da.Yunanistandan buraya Altın postu bulmaya gelen İason ve arkadaşlarıının hikayesi.Bu öyküyü anlatanlar dışında da çok sayıda heykeller var meydanlarda.
 Bereketli bir denizkızı...
 Alfabetik Kule.Sahil boyu eserlerden.
 Yine uzun sahil boyu,metal heykeller.
 İzmir saat kulesine benzer biçimiyle kule.Geceleri tüm Batum ışıklandırılıyor.Bütün yapılar renkten renge geçiyor.Su parkında suların yapay dansı izleniyor.Amaç elbette turistik ama güzel de.
 Piezza meydanı kentin lüks yeme içme mekanı.karşısında da güzel bir kilise var.Kentte görecekleriniz kule biçimli Oteller,Kiliseler,Cami ve Türk sokağı.Teleferikle çıkılan tepesi ve Botanik Bahçesi.Bahçe oldukça büyük ve etkileyici.
 Karadeniz'de de benzeri var ama bu Gürcistan yapımı pide.Peynirli,üstü yumurtalı.Yanında da yerel bira.Burada sokaklarda tanker içine konmuş,önünde yaşlı kadınların plastik bardakla satış yaptığı KBAC adlı bir içecek var.Mutlaka bol bol için.Sanırım Şıra ama gazlı.Serinletici hoş bişey.Buranın şarapları da meşhur.
 Buraya özgü bir çeşit Mantı.Çok iri yapılmış,içinde de kıyma var.Güzel yemekleri var Kafkasya'nın...
Botanik bahçesinden Karadeniz manzarası ve ben.Gürcistan'ı beğendim.Turistler gibi tur otobüsünden görmedim.Minibüsle gidip geldim heryere-buraya da-,halkın içinde gezdim,Batumi Hostel'de 10 kişi birarada kaldım.2 gün herşey dahil 120-TL harcama yaptım,tabii kendi gezi tarzımla...