Haziran 19, 2016

Romanya sebeb-i ziyaretim;Bran

 Romanya dendiğinde ilk akla gelenler Kont Drakula ve Şato'su oluyor.Benim için belirleyici değildi ama yine de görülebilir dediğim bir hedef oldu.Bran Braşov'a 25 km mesafede bir kasaba.Burası Transilvanya şatoları ile biliniyor.Sinaia da vardı ama buradaki Dünya çapında.Romenler Kont Drakula temalı önemli bir turizm merkezi yaratmışlar.Kont Drakula bir roman kahramanı,esin kaynağı ise 16.y.yılın Kazıklı Voyvodası.Normalde bir eve ait mutfak,yemek odası,oyun odası,müzik odası gibi odalar dışında Şato hakiminin bazı kişileri işkenceden geçirdiği aletler da yapılmış.bu kadar birikime vampirler falan da katılınca merak uyandıran bir yer ortaya çıkmış..Üstte Şato.Altta da Şato...

 Kazıklı Voyvoda'nın resmi..Kont Drakula da şahsında anımsanıyor...
 1500'lerde Romen savaşçı bey yani voyvoda giysisi..Aslında bu Kazıklı Voyvoda'nın küçük yaşlarda Osmanlı sarayında tutulduğu,bu arada cinsel saldırı altında kaldığı,buna karşılık Voyvoda olduktan sonra iç nefretini Osmanlı elçilerini kazığa oturtarak intikam duygusunu giderdiği de söylenir.Ben bilmem tarihçiler bilir...
 Bir sorgu yöntemi.Çıplak vaziyette içine insanı koyup kapattığınızda iç kısmındaki çiviler can yakıyor ve bülbül olabiliyorsunuz???
Bir başka misafir koltuğu.Ayak ve eller bağlanıp sıkıştırılarak anlatmaya kolaylık sağlanıyor...
Normalde zaman geçirmek için oyunlar da  oynanıyor Şato'da...
Enteresan ve orijinal bir yer oldu Bran ve Kont drakula Şatosu...

Haziran 13, 2016

Yazmayı unutmuşum;Braşov...

 Braşov Romanya'nın kış turizm merkezi.Hoş güzlel bir kent burası...15 km yukarıda çeşitli taşıyıcı araçlarla birçok pist ve otellerin bulunduğu kayak alanı var.Güvenle de gezilebilecek bir kent.Down town ya da eski kent gezilecek alan durumunda.Burada kentin ortaçağ'da çevresini kuşatan surları,bunların köşelerindeki Kuleleri,giriş kapılarını,kentin ana meydanını ve meydan yakınındaki devasa kiliseyi birarada görebilirsiniz.Yukarıda Ekaterina kapısı...
 Meydana ulaşan yaya yolu.Ortada yeme içme mekanları ve yanlarda dükkanlar.Burada en ünlü doğa sporları markalarını bulabilirsiniz.
 Meydan ve arkada Tampa tepesinde Braşov yazısı kente hava katmış...
 Siyah Kilise...Binalar arasında kalmış ama ihtişamı ile ''ben buradayım '' diyor...
 Tampa tepesinden eski kent görünümü...
 Beyaz kule
 Romenler kök olarak İtalyanlarla benzeşiyor.Romence İtalyanca gibi Latince kökenli bir dil.Romus ve Romulus efsanesini içeren kurt heykeli de ortak ataya delalet ediyor...
 Beyaz kule üzerinden eski kent manzaralı bir özçekim...Altta da Ekaterina kapısı...

Haziran 09, 2016

Timisoara

 Timisoara Romanya'nın batısında ve 2. büyük kenti...Orta Avrupa'nın kalbinde oluşu kozmopolit bir nüfus oluşumuna yol açmış.Macarlar,İtalyanlar,Sırplar ve tabii Romenler derken renkli bir yapı ortaya çıkıyor.Avusturya-Macaristan imparatorluğunun önemli kentlerinden oluşu ihtişamlı yapıların çokluğu ile karşımıza çıkıyor.Ardarda meydanlar ve onları çevreleyen sağlam kalabilmiş binalara sahip...Bükreş'ten bile daha zengin...Bükreş'i Çavuşesku dozerlerle düzlemiş kendi kafasına göre yeniden yapmak için...
 Sanat önemli,bu yapı da Opera binası ve eski kentin tam ortasında...
 Mozaiğin bir parçası da bu bölgenin zenginleri olan Yahudilere ait Grand Sinagog...
 Gündüzleri ayinlerin yapıldığı Bazilika yani kilise güzel bir  görünüme sahip.
 Binalarla çevrili ve onların duvarlarının koruyucu göerev yaptığı,bugünse içinden araçların geçtiği Kale...
Meydanda bir gezgin...Eğer Romanya gezisi düşünürseniz sadece Braşov ve Timisoara yeterli bence.Bran da Braşov'a yakın olduğundan kolayca gezilerek aradan çıkarılabilir.Romanya gezisinde 9 günlük bir sürede gezdiklerim gördüklerim bunlar.Tavsiye eder miyim? Çok da değil.Çingene kökenliler biraz tehlike yaratıyor tabii.Bunu da dikkate almek gerek.Fakir bir ülke sonuçta...

Mayıs 28, 2016

Sinaia,Sibiu,Sighisoara

 Bükreş için 3 gün ayırıp kenti gezdikten sonra harita üzerinde ve internetten araştırıp görmeyi planladığım kentlere başladım.Bunlardan ilki Sinaia idi.Trenle  Braşov'a giderken yolda inip 2 saatte gezip devam ettim.Karpatlara sırtını dayamış bir kent burası.Yeşillikler içinde.Ortasından bir tren yolu ve nehir geçiyor.Islak bir havada sadece Romanya'nın ilk manastırlarından biri (üstte ) ile az üzerindeki bir kale/şato var görülecek,başka da bişey yok.Buradaki Billa avm'den alıp istasyonda yediğim yemekler ise harikaydı.(tavuklu mantarlı risotto)
Altta genel görünüm ve şato

 
 Bir diğer yol üstü kasaba Sighisoara...Burası bir tepecik üzerindeki duvarlarla çevrili,3 kilise,1 saat kulesi ve 4 sokak ile meydandan oluşan bir yer.Sarı boyalı normal bir evi Drakula'nın evi diye pazarlıyorlar.Unesco korumasında oluşu ilgi çekiyor ama dediğim gibi 2 saat çok bile.Üstte saat kulesi...
 Kulelerden biri...
 Sibiu bir hayal kırıklığı oldu benim için.Sighisoara'dan sonrasına planlamışım.Yanlış hesap bağdat'tan döner misali tren  geçerken önce Sighisoara'ya uğrayınca trenden inip gezdim ve önce gezeceğime sonra ulaştım.Akşam vakti 2 gün kalmayı planladığım Sibiu'da zorlukla Welt Hosteli buldum bulmasına ama bir kötü sürpriz,kapılar kilitliydi ve hiç açılmadı.Elektrik sorunu dedi birisi.Akşam üzeri kentte meydanı ve etrafı gezince fazla kalmanın alemi yok deyip gece trenine bilet alarak yola devam ettim.Geriye de Sibiu'dan gece görüntüleri kaldı.

Mayıs 24, 2016

Bükreş

 Romanya Balkan yarımadası gezilerimde eksik kalan bir bölüm diye görmeyi amaçladığım bir ülke oldu.Sonunda göü karartıp gittim.Bükreş,Sinaia,Braşov,Bran,Sibiu ve Timişora planladığım ve görme imkanım olan merkezler oldu.Tavsiye eder miyim bilmiyorum,sanırım etmem.Çingeneler hırsızlıkları ile bayağı  bir tehdir.Yukarıda Çavuşeski adındaki diktatör tarafından yönetiminin son yıllarında ekonomiyi çökerten giderler yaratan sarayı.Şimdi parlamento sarayı....Bükreş...
 Cec Sarayı şu anda Cec bank binası...
 Tüm turistik yerlerde olduğu gibi dikkat çekecek bir görünüm ve fotoğraf karşılığı para kazananlar.Bu arkadaş da şapkasında hamster ler dolaştırıyordu...
Bükreş bir meydanlar,heykeller kenti.Çok sayıda Türk dönercisi de var.Tarihi binalardan kalanlar dikkat çekici..

Ağustos 27, 2015

Annem duymasin,ben rock'ci oldum...

8yil once Kanada'da montreal caz festivalini gormustum.Kent meydaninda kurulan sahnelerde Enzo Avitebile gibi bir sanatci tanimis ve diger gruplari bilmeden tanimadan ama muzik zenginliginde cosmustuk.
 Turkiye'de de Akcay Zeytinli'de rock festivalini duyunca planladim ve gununde oradaydim.
Buyuk bir izdiham ve sicak havada saatlerce bekledikten sonra girip yerlestik,cadiri kurduk...
Rock'inkralicesi Sebnem Ferah sahnesinde costuk.gunduzleri eglenen ,sagda solda agac altlarinda sohbet edip bira icen genclerle konustuk.
Aylin aslim,pinhani,niyazi koyuncu,mogollar,teoman,duman,feridun duzagac,ve daha yiginla grup ve sanatci ile guzel zamanlar gecirdik.10.000 kisinin oldugu alanda yetersiz ve sagliksiz tuvaletler,toz toprak derken degisik bir zaman dilimini yasadik ve anilarimiz arasina koyduk...
Kazim'a sevgiyle kardesi Niyazi Koyuncu...


Temmuz 10, 2015

Köln Köln Dedikleri..

Köln Merkezi Köln Katedrali'ne göre belirlenmiş.Muhteşem bir bina.Yanındaki Roma-Germen Müzesi,alt kısmındaki şehrin kalbi tren istasyonu,Hemen arkasındaki ünlü Hohhenzollern (yanlış yazmış olabilirim) Köprüsü,önünde üzayıp giden alışveriş caddesi ile Köln burasıdır diyor sanki.Cephesindeki kararma ,camdan yapılan ek azametini gene de azaltmamış.
Köprünün karşı ucunda yeralan 2 heykelden biri.Diğeri de Roma askeri zaten.Bugün ABD ne ise ilkçağda bilinen dünyanın hakimi de Roma.Bugüne kadar Anadolu başta olmak üzere Tunus'da,Lübnan'da,Ürdün ve Suriye'de eserleriyle karşıma çıkan Roma'yı burada da görmek ben şaşırtmadı.Eminim Fransa'ya gitsem orada da izlerini bulurum.
Avrupa'da köprülere aşıkların aşklarını kilitlemek için kilit asmaları adeti burada da var.Ünlü köprüden bir bölümü işçiler yerinden sökmüş götürüyor...Gitti güzelim aşklar...
Bir başka Roma eseri,Roma kulesi...Üzerinde süsler bulunan ve o zamanki kenti çevreleyen surların bir köşesinde yeralıyormuş.Bugün sokak arasında bir yerde...
Kent haritasından bulup hemen hemen tüm görülecek yerlere gittim.Burası da bir katedral...
Rhein nehri Almanya'nın ana can damarı adeta.Üzerinde nehir gemileri işliyor.Bunlarla Düseldorf gibi başka kentlere de gidebilirsiniz.Bu manzarası ile Budapeşte'yi anımsatan Köln,çok sayıda Türk ve başka milletlerden göçmene ev sahipliği yapıyor.Güzel bir kent.Bu yazı ile de Hollanda,Belçika ve Almanya'da Köln'ü kapsayan 1 haftalık gezi sona eriyor.Öncesinde Stutgart,Ulm ve Münih ile Köln Almanya'nın güzellikleri olarak hatıralarda yerlerini aldılar.Konaklama Station Backpacker Hostel,Uçuş Köln-Bonn havaalanı...






Temmuz 08, 2015

Brugge:Bir Turist Cenneti...

Brgge kentinin istasyonunda indikten sonra kalacağımhostel yönüne giden otobüse baktım ki ohooo daha bir saat var.Sonraki saatler de birer saat olunca demekki sık gidlien bir yol değil,hele merkezde hiç değil dedim kendi kendime.Bazen böyle oluyor.Malum kalınacak en ucuz yerler Hosteller.Onu bulup rezervasyon yaparken konumuna dikkat etmezseniz merkeze uzak ve sapa bir yer çıkabiliyor.Neyse sora sora bulup vardım.Brugge kentini çevreleyen kanal sistemini denize ulaştıran ana kanal üzerinde ve istasyona 8,5 ve merkeze 5,5 km uzakta kanal kıyısında bir yer.Hostel güzel ama biraz aralı.Eşyayı koyup bişeyler yedikten sonra Brugge merkezi yarına bırakıp çevreyi tanımaya çıktım.Kuzey Denizi yakınına kadar varıp döndüm.Burası Zelleweg adında bir köy.tertemiz.Müzeler var.Biraz da entellektüel nitelikli bir yer galiba...




Aynı köyde sanatla uğraşan insanlar çok sanırım.Bir fotoğraf atölyesini gezdikten sonra penceresinde sokağa bakan kadınlar olan bu ev de ilgimi çekti.
2.Gün yürüyerek geldiğim kent merkezinde bir faytoncu.Brugge tam bir turist cenneti.2.Dünya savaşında bombalanmamış ve Katedralleri,kent meydanı,müzeleri,kanalları ve ünlü kulesi ile mimari ve görsel zenginlik sunuyor.Kanallarında ve sahilden bolca midye çıkarılıyor.Dünyanın Çikolata başkenti.Rahibe işi denen örgü tarzı buradan.Herşeyden para kazanıyorlar.hediyelikler,kuleye çıkış,müzelere giriş,kanalda tekne turu vb.
Ünlü Brugge Kulesi.Büyük bir Katedral yapısının parçası durumunda.Etrafı çepeçevre saran binalar ve bir yönünde bu kule...
Sokaklar arasındaki kanallar nedeniyle güzel görüntüler veren bu kent '' Kuzeyin Venedik''i diye de biliniyor.Gerçi suları kirli ama olsun.
Brugge güzel.Hergün binlerce turist otobüslerle,trenlerle ya da küçük gruplarla buraya geliyor.Geziyor,fotoğraflar çektiriyor,çikolata yiyor ve ülkesine dönüyor.Küçük bir kent ama turizmi çok büyük.Brüksel'den çok farklı...Ertesi gün sadece içinden geçip istasyona gitmek ve Köln'e doğru gitmek zamanı...