Mayıs 30, 2008

Saint Hilarion Kalesi

Kıbrıs gezisinin sonuna geldim artık.4.Gün sabah erkenden denize çıkartma plajından girdim.Deniz, güneş ve kum tatil havasına soktu beni.Öğrenciler 19 mayıs törenlerinde terlerken ben kızgın kumlardan serin sularına atlıyordum.
Öğleden sonra ise gitmeyi istediğim son yer kalmıştı.Girne-Lefkoşa yolunun 6.km.sinden sonra sağa ayrılan bir yolla Beşparmak dağlarının sırtlarında bulunan Saint Hilarion Kalesine ulaştım.Son derece sarp bir tepede Arap saldırılarını haber vermek üzere kurulmuş ve İngiliz Prens John'un da kaonakladığı,içerisi Orta Çağ havasında bir Kale burası.Üstte Kaleden Girne ve Batı kıyıları...
Kalenin içerisindeki küçük bölümlerinden Mutfak kısmı.Canlandırma çok güzel
Saint Hilarion Kalesinin Kulelerinden Girne'nin doğu kıyılarının görünümü.
Kale'den Girne Kalesi ve çevresinin görünümü.Yapılaşma ürkütücü.
Kale Beşparmak dağlarının sırtlarında öylesine ihtişamlı duruyor ki Walt Disney'e ilham kaynağı olmuş ve zirvelerdeki ürkütücü Kale görünümüne tam anlamıyla uyuyor.
Artık dönüş zamanı geldi.Yarın sabah erkenden kalkıp önce Girne,sonra Lefkoşa aradan da Havaalanına ulaşmak gerekiyor.
Hoşçakal Kıbrıs..Gene geleceğim ama ne zaman kimbilir.

Mayıs 26, 2008

Güzelyurt

Kıbrıs çok büyük bir ada değil.Bu nedenle gezilecek yerler de kısıtlı.Adanın en önemli kentlerinden biri Güzelyurt.Aslında burası kent sayılamaz.Belki bir kasaba.En bilinen özelliği portakal bahçeleri ile kaplı oluşu.Bir turunçgil deposu.Ama sakin,sessiz,dingin ve huzurlu bir köşe burası.Lefkoşa adanın ortasında idare ve ticaret kenti.Girne turizm kenti.Burası da tarımla uğraşıyor.Yukarıdaki yapı Aziz Mamas Kilisesi.Her ne hikmetse Camiye çevrilmemiş.Güzel bir yapı ama kapalı olduğundan gezemedim.Zaten ada'da açık müze bulmak biraz maharet istiyor.
Güzelyurt yakınlarındaki ''Soli '' antik kent kazılarında çıkarılan ''Altın yapraklı Taç'' .Arkeoloji ve Doğa müzesinde sergileniyor.Muhteşem bir eser.
Güzelyurt yakınlarında ODTÜ'nün kampüsü.Evvelki yıl küçük oğlana ''burayı tercih et'' demiştim.Çok büyük binaları ile devasa bir eğitim yuvası ama çok sessiz ve sakin .Dünyadan elini eteğini çekip derslere dalacaksın.Başka yapılabilecek birşey yok.

Mayıs 24, 2008

Kıbrısta 2.gün:Gazimağusa

Kıbrıs gezisinin 2.günü Gazimağusa'yı gezmeyi planladım.Gazimağusa adanın doğusunda,Mersin'den giden feribotların yanaştığı bir liman şehri.Rumlarla aramızdaki sınıra yakın sayılabilir.Bütün Kıbrıs şehirlerinde gezilecek yerler kale surları içinde.Dişarıdaki alanda ise zevksiz ve estetik yoksunu yapılar var genelde.
Gazimağusa Kalesi içinde bulunan meydandaki tarihi katedral.Tabii müslüman olunca şehir,katedrale eklenen minare ile oluyor bir Camii.
Gazimağusa sur içinde Vatan şairi Namık Kemal'in hapsedildiği Zindan.Görülen 2 katlı yapının alt katı zindan olarak kullanılmış.Vatan Yahut Silistre'yi burada düşündü belki şair kimbilir.
Gazimağusa Limanı.Türkiye'den gelen Tırlar buradan Kıbrıs içine dağılıyor.Zaten yıllardır Türkiye tarafından gelen destekle varolmuşlar.
Gazimağusa Halk plajı.Pırıl pırıl suları ile harika bir yer.Görülen alan ise savaş sırasında ele geçirilen ve yıllardır kapalı halde tutulan ''Maraş'' bölgesi.Burası tamamen turizm için hazırlanmış bir oteller bölgesi ama yıllardır barış için adım atılamadığından oteller de çürümeye terkedilmiş.Bazı binalarda mermi izleri hala duruyor.

Mayıs 23, 2008

Kıbrıs 2

Harekat sırasında Albay Karaoğlanoğlu'nun saldırıya uğradığı ve şehit olduğu ev.Duvarda mermi izleri hala duruyor.Bir müze ama açan bulunur da gezilebilirse.Kıbrıs'ta mesai az dinlenme çok.Burası bir ada.Ada demek rahatlık,az çalışma ve yavaş geçen zaman demek.
Bir huzur köşesi:Girne limanı.Tekneler,restoranlar ve eğlence yerleriyle,kalesi ile insanda mutluluk hissi uyandıran bir kaçamak mekanı.Girne burasının dışında bir çok cadde,sokak,bina vb.barındırıyor ama hiç bir yer burası kadar dingin değil.
Huzurlarınızda Turist Ömer'in versiyonu: Ben.Girne Kalesinin köşedeki kulesindeyim.Ardımda liman.İşte gezmişim,yorulmuşum,fotoğraflar çekmişim.Gideyim de liman manzaralı Marin Club'da biramı içeyim.Sıcakladım.On yüz milyon baloncuklu soğuk bira içesim geldi.

İlk Günün sonu Girne Limanı .O kadar güzel ki kaç fotoğraf çektim hatırlamıyorum yani.Gezimin en güzel yeriydi diyeyim siz anlayın.

Mayıs 21, 2008

Kıbrıs 1

Kıbrıs Barış harekatının komutanlarından Denizli Tavas'lı Albay Karaoğlanoğlu adına yapılmış şehitlik.İçerisinde şehitlerimiz var.Savaşta rumların kullandığı ağır silah taşıyan zırhlı araçlar sergileniyor.Askerler temizliyor,bakıyor,rehberlik yapıyorlar.
Çıkartma plajının üzerinde oluşturulan alana yapılmış Özgürlük Anıtı.Anıtta her bir unsurun anlamı var.Sağdaki anavatanın gücünü soldakiyavru vatandaki kurtuluş isteğini ifade ediyor.
Lefkoşa'da fazla oyalanmayıp Girne'ye indim.Eşyaları Otele yerleştirip hemen yakındaki Barış Harekatındaki Çıkartma Plajına indim.Burası askerlerimizin şehit olduğu ve Kıbrıs'a ayak bastıkları ilk yer.Allah rahmet eylesin hepsine.
Kıbrıs'a Antalya'dan uçakla ulaştığımda saat gecenin 1.30'u idi.O saatte ne Girne'de ne de Lefkoşa'da olmanın faydası yok diye düşündüm ve 4 saati bir bankta uyuklayarak geçirdim.Sabah 6 sularında artık Kıbrıs hareketlenmiştir deyip yola çıktım.Havaalanından şehre ulaşım sadece taksiyle sağlanıyor.35 ytl istenen yola şehre boş dönen bir taksi sayesinde 20 ytl'ye vardım ve Günaydın Lefkoşa...
Şehre girişte Girne kapısı sizi karşılıyor.Burası dolmuşların geçtiği merkezi bir yer.Eski şehir buradan başlıyor.

Mayıs 10, 2008

Mustafa...İlk Hedefin Kıbrıs...İleri...


1974 yazında lise 2. sınıftan 3. sınıfa geçmiştim.Yaz mevsimi oldukça hareketli geçiyordu.Türk Ordusu Kıbrıs'ta Türklere yapılan saldırılara karşı koyabilmek için hazırlanmakta,Ecevit başbakanlığındaki ve Erbakan hoca yardımcılığındaki CHP-MSP hükümeti çeşitli görüşmeler yaparak Rum saldırılarını engellemeye çalışmaktaydı.Dışişleri Bakanı Turan Güneş bir İsviçre'ye bir Londra'ya gidiyor arada ABD gemileri Akdeniz'de dolaşıyordu.

Her akşam siyah beyaz ekranlardan yetkililerin beyanatlarını dinliyor ve savaş çıkacak mı çıkmayacak mı yorumları yapılıyordu.

20 Temmuz günü Dışişleri Bakanı Turan Güneş'in "Ayşe tatile çıkabilir" mesajı ile harekete geçen Türk ordusu bir taraftan havadan paraşütçüleri indiriyor diğer taraftan çıkartma gemileri Girne sahillerini yoğun ateş altında askerlerimizi karaya çıkarıyordu.

Bizler pencerelere karartma uygulamış,arabalar farlarını görülmesini azaltacak hale getirmiştik.Her gün harekat an be an dikkatle izleniyordu.

Çok asker şehit verdik.Albay Karaoğlanoğlu gibi.Kendi gemimizi batırdık.Amerika'nın tepkisini çektik.Bize yıllarca silah satılmasını engelledi.Ambargo uyguladı.Haşhaş ekmemizi yasakladı.

Aradan yıllar geçti ama hala ada'da anlaşma yapılamadı.İki devlet oluştu.Herkes başının çaresine bakıyor.

İşte hafızama kazınan yıllardakı Kıbrıs gelecek haftaki yolculuk programımda.İnşallah önümüzdeki Perşembe akşamı Pamukkale Turizm'le Antalya'ya,gece de Pegasus'la Lefkoşa Ercan Havaalanına ulaşmayı istiyorum.Biletler hazır.5 gün Deniz,güneş,kum ve Girne çıkartma plajı,Lefkoşa camileri,tarihi eserleri,Magosa ve Güzelyurt.Hotel Bare Hill'da konaklayacağım inşallah.Dönüş 20 mayıs günü İzmir'e oradan da Denizli'ye.Şimdilik bu kadar.See U

Nisan 25, 2008

TOSTCU VE KAPLICA YOLU

Sultaniye Kaplıcalarında Açık Havuz.Burada sıcacık sularda dinlenirsiniz.En muhteşemi ise yağmur yağarken suda olmak...
Çamura yatmak mı istiyorsunuz? Alın size çamur ,ister yatın ister edeleli vucüdünüze sürün.

Bu aralar fırsat buldukça hafta sonu gezileri yapıyorum.Özellikle Marmaris ve çevresi ilgi alanımda.Bunun bir sebebi yok ama gidip gelmesi kolay ve yakın.Ayrıca kalacak uygun fiyatlı pansiyon veya öğretmenevi bulunuyor.Bu geziler sırasında gezdiğim,kaldığım bazı yerlerden sözedeyim sizlere.Belki yolunuz düşer.
Tostcu:Sakar geçidinden Gökova körfezine inen kıvrım kıvrım yokuş bittiğinde bir yol ayrımına gelirsiniz.Sağa dönerseniz Marmaris yönüne gidersiniz.İşte bu yola girdiğinizde sol tarafınızda iki yanı ağaçlı okaliptuslu yol size kısa süre eşlik eder.Okaliptuslu yola geçerseniz yolun sonunda sağ tarafta bir tostcu bulacaksınız.İsmail Amcanın yeri olan bu dükkan 7 gün 24 saat açıktır.Ege'ye özgü kahvaltılar (Zeytinyağı,peynir,domates,hıyar vb),karışık tost,gözleme ile yerli yabancı herkesin çok sevdiği ve özellikle sabahları hoş saatler geçirmeye uygun bir yer.Tavsiye ederim.
Sultaniye Kaplıcaları:Marmaris yol ayrımından sonra Köyceğiz yönüne devam ettiğinizde Köyceğiz'e varmadan önce Döğüşbelen Köyü'ne varırsınız.Tabelasını gördüğünüzde sağa dönerseniz yaklaşık 25-30 km sonra (tabelaları izleyin) Sultaniye Kaplıcalarına varılır.Burası köyceğiz Belediyesinin işlettiği ,çeşitli odalardan ve bungalovlardan oluşan çok güzel bir kaplıca.Türkiyedeki radyoaktivitesi en yüksek kaplıca'da kapalı ve açık havuzlar ,çamur banyosu ve içmece var.Sıcaklık insanın dayanabileceği seviyede.Önce çamura yatıp (gerçek anlamda çamura yatmak -buzağı gibi -bulanıp kuruyorsunuz ve deriniz davul gibi geriliyor.Daha sonra çamurlardan arınmak için temizliyorsunuz ve asıl havuza geçiyorsunuz.Hızınızı alamazsanız sıcaklığı düşük kapalı havuzlar sizi bekliyor.21 kez bu kür yapılırsa fayda sağlanıyor.Ayrıca hergün sabah akşam içmeden de faydalanırsanız bağırsaklarınız pırıl pırıl oluyor.İç dış temizlik yapılan doğan görünümlü Şahin gibi oluyorsunuz neticede.
Marmaris yolu girişinde Okaliptuslu yol....Sonunda ise güzel bir kahvaltı mekanı.

Nisan 12, 2008

ANTEP'TEN VE ANILARDAN BİR DEMET

Antep'te çocuklar daha küçücükken alırlar anteplilik eğitimini,mangal başında kebap yapmayı,et şişlemeyi ve sahreye gitmeyi.(Sahre :Piknik ) Şu yakınlığa ve arkadaşlığa bakar mısınız?
Başka nerede vardır nohut dürüm?Haşlanmış nohut pide içine konulur,kırmızı biber vs eklenir ve afiyetle yenir.İşte bir dürümcü.Tabelaya dikkat.Meksikalımıyız ne?
Antep bir anda Gazi olmadı tabii.Karayılan kimdir bilinmeden Gaziantep anlaşılır mı?
Büyüyünce manken olacaklar da.Gaziantep Fen lisesine var mışım ,okul taşınmış,biraz sohbet dönüyordum ki beyler istediler.Amca bizi de çek diye.İşte Karşıyaka eşrafından iki beyefendi.
Kim Yapar,kim bakar,kim kıymetini bilir bilinmez ama işte bir Cami Şerefesinin süslemeleri.Sanat halk için midir yoksa sanat sanat için midir kimin umurunda.İşte zanaat

Nisan 04, 2008

Çalışmak ya da çalışmamak işte bütün sorun bu...

Ağaçtakiler sizlerin tek tek zevkle yediğiniz çağlaları ağaçtan tek tek topluyorlar.Siz yiyin bakalım...

Günümüz gençlerinin bir kısmı hayata karşı öylesine hazırlıksız, duyarsız ve umursamaz yaklaşıyor ki kendilerini nasıl bir gelecek bekliyor bazen onlar adına ben üzülüyorum.Okullara gidiyorlar,ders çalışmıyor ve kolay yoldan diplomaya ulaşmak istiyorlar.Mezun oluyorlar masa başı ve sabah 9,akşam 5 iş arıyorlar.Meslekleri çok kazançlı olduğu halde yorgunluğuna dayanamayıp daha az zaman geçirecekleri iş ile uğraşıyorlar.
Bu gençelerin bir bölümü var ki hayatları boyunca 5 kuruş kazanmadıkları gibi harcamalarında da sınır yok.Marka deseniz onlarda ,kredi kartını hesapsız kullanma onlarda,cep telefonu konusuna ise girmek bile istemiyorum.


Gökova'da çalışmaya giden iki köylümüz.Pek de renkli giyinmişler değil mi?Ne mutlu onlara

Hatay'lı Ali.Kalamar temizliyor.Sadece Merhaba diye selam veren birine.

Bu yaz Kanada'da bizim lise öğrencisi yaşında gençlerin kafeteryalarda , süpermarketlerde ve kahve dükkanlarında part tıme çalıştıklarını görünce batı toplumlarının çocuklarının hayata nasıl hazırlandıklarını görüp hayran oldum.Orada çocukların ancak çalışırlarsa ayakta kalabildiklerini sistem onlara öğretiyor.Türkiye'de bu anlayışa en yakın kim var derseniz cevabım '' çok çocuklu doğulu aileler'' derim.En doğrusunu yapıyorlar.
Peki biz yani Batı Anadolu'da doğup büyüyenler çok mu tembeliz?Tabii ki hayır.Kırsal kesimde günlük kazanç peşinde koşan milyonlarca insan var.İşte onlardan bazıları.

Mart 24, 2008

Serçe Limanı

Taşlıca yolunda bir Cennet:Söğüt ..Aman Siyasiler duymasın yoksa hemen imara filan açılır.
Taşlıca'ya dönen atlar.
Taşlıcalı bir genç kız.Hepsi aydınlık yüzlü insanlar.Eve su lazım tabii.


Gezgin geziyor

Tatil dönüşü okula gidip gelmek bazen öyle bir monotonluk yaratıyor ki '' yolcudur Abbas,bağlasan durmaz ''durumu oluyor.Ne de olsa serde gezginlik var.Dedim kaçayım.Nereye ? Doğru seçenek C şıkkı :Marmaris
Marmaris bende ayrı hisler uyandırır.Tatillerimin vazgeçilmeziydi bir zamanlar.Ne Çubucak Orman Kampı kaldı gitmediğim ne de Turunç.
Yıllar sonra bir gün bir kitap okudum ve hayatım değişti.Bu kitap,Sevan ve Müjde Nişanyanlar'ın ''Herkesin Bilmediği Olağanüstü Yerler ''adını taşıyan kitabıydı.Bu kitaptan nereleri bulup gitmeye çalışmadım ki.Bunlardan biri de Marmaris'in Taşlıca adındaki köyünün yaklaşık 8 km güneyinde yeralan ( Bu yol çok taşlık ve bozuk,lütfen yavaş gidin ) Serçe Limanı.
Serçe Limanı Türkiye'nin en güzel ve tenha,sakin koylarından biri.İlk gidişimde yaz mevsimiydi.Etraf sapsarı otlarla kaplı,çok sayıda kuyudan köylü kadınları su çekiyor,eşeklere yükleyip evlerine taşıyor.Yolun kenarında terk edilmiş evlerden kalan duvar kalıntıları,duvar diplerinden fışkırmış gibi incir ağaçları...O zaman ocağına incir dikmek ne demek anladım..
Yolun sonuna doğru başıboş atları da görünce bu ıssız,insansız alanda işte dedim.İşte Afrika...
Savanlarla kaplı Afrika manzarasına sahip bu yerin sonunda ise pırıl pırıl denizi ile nefis bir koy bizi bekliyordu.
Bu defaki gidişimde ise Afrikada yaz mevsimi yaşanıyordu.Oranın yazı yağışlı mevsimdir.Savanlar gibi otlar heryanı yeşile boyamış.Köy kadınlarının hepsi de istisnasız gülümsüyordu ve konuşuyorlardı benimle.
Serçe Limanındaki lokantanın sahibi olan ailenin kızı ile lafladık.Daha açmadık dedi.Peki dil işi nasıl,İngilizce öğrendin mi dedim.Parasını alacak kadar, dedi.Cevaba bakar mısınız ?
Serçe Limanı'na gitmek isterseniz bir gün ,önce Bozburun'a varıyorsunuz.İçine girmeden sola dönüp önce Söğüt köyü'ne hemen sonra da Taşlıca köyüne varıyorsunuz.Taşlıca'ya girer girmez sağa döndüğünüzde aşağı inen yol sizi Serçe limanına götürür.Arada kapı var,sürgülü .Kapatmayı unutmayın.


Serçe Limanı ve balıkçılar

Mart 15, 2008

BABADAĞ'DA BİR ÖĞLEDEN SONRA

Yolun sonu...Çay mescidinde çekilmeye hazır tesbihler...
Çay Mescidi bir ağaç köprünün sonunda sizi karşılıyor.


Göçükolukta 700 yaşlarında olduğu yazılı bir yaşlı çınar.

Babadağ'da bir öğleden sonra
Zaman Mart ayının ilk günleri.Babadağ rutin günlerinden birini yaşıyor.İnsanlar işinde gücünde.Evlerden tezgah şakırtıları geliyor.Babadağ dokuyor , dokuyor.Zaman kendi devinimini sürdürüyor.Kış son soğuklarını yaşatıyor.Bahar, geleceğim ama daha vakit var diyor sanki.Bir yürüyüşe ne dersiniz? Biraz hava alırız.Aman dikkat...Havaya daha güvenilmez, yanınıza sıkı birşeyler alın.
Haydi yola çıkalım.Karacasu yoluna çıkıyoruz.10 dakika sonra Yardan Çayı'ndayız.Çay usul usul akıyor.Babadağ tepelerinde karlar var.Oralara bahar gelmesine daha 3 ay var.Çay boyunca ,bastığımız yerlere dikkat ederek yukarı doğru çıkalım.Duyuyor musunuz,heryerden kuş sesleri geliyor.
Daha yorulmadık ama Göçükoluk'a geldik bile.Burada Osmanlı Devletinin şaşaalı günlerini görmüş bir anıt ağaç var.Şu büyüklüğe bakın.Bu bir anıt çınar ağacı.Yaklaşık 700 yaşında.Bir de bizlere bakın.50 yıla ne çok şey sığdığını zannediyoruz.Bu kadar yeter.Yola devam edelim.
Yolun sonu derenin üzerindeki şu köprüyle varılan Çay Mescidi.Burası özellikle Bahar ve yaz günlerinde yoğun yeşillik içinde adeta bir cennet.Henüz kendi zamanı gelmemiş ama bekliyor.Bahar gelsin ,namaza gelecekler yaylaya gelsin diye bekliyor.Pencere camına asılmış tesbihler çekilmeyi bekliyor.Ama doğa da yapacağını yapmış.Zemin tahtaları çürümeye başlamış.Herhalde esaslı bir tamire ihtiyaç var.
Neyse bugünlük bu kadar yeter.Artık dönelim.Yol yayla evlerinin arasından aşağılara doğru zik-zaklar çizerek ilerliyor.Ana yola ulaştık bile .Babadağ buralara doğru geliyor yavaş yavaş.Şu apartmanlar Babadağ' da yeni yaşam biçiminin işaretleri zaten.
Başka bir gün başka yürüyüşler yapalım.Yoksa bu göbek nasıl eriyecek? Görüşürüz..


Yardan Çayı.Yürüyüşe başlıyoruz.

Karlarla kaplı zirveleriyle Babadağ.İsterseniz çıkmayı deneyin bakalım.

Mart 06, 2008

MİMLENDİM

Denizli Çamlık'ta yeni yapılan havuz alanı
MİMLENDİM
Yazılanlar Blog izleyicisi olduğum,Buket Köşker'in mimlemesi sonucu ortaya çıkmıştır..Ben anlamam böyle şeylerden Buket ya,ağır abiyim ben :)

'İşte Bunlar' Listesi

-Karayoluyla İran üzerinden Hindistan ve Nepal'e gitmek.En az 3 aylığına...mümkünse bir Bollywood filminde oynamak...

-Yazlık yapma hayaliyle peşine düştüğüm bodrum'daki arsaya Bungalov yapmak.Sonunda çekme karavan koyacaz böyle giderse..

-75 kiloya inmek

-İkinci hayatımı yaşıyorum 2003 yılından beri belki ikinci bahar da yaşamalıyım.Bilmiyorum artık...

Yapmayı neden beklediğimi bilmediklerim

-Çarşıya gidip mont almak,ayakkabı almak.Alacam almasına ama alışveriş özürlüyüm ben.Bilemiyorum işte.
-Not defterine ortalamaları aktarmak..Bekleyeyim bakalım yıl sonunda öğrencilere yaptırırım tembellik sürerse..

Bir daha dünyaya gelsem ve seçme şansım olsa,

-Erken yaşta yurt dışına yerleşmek.

-Erkenden yurt dışı seyahatlere başlamak.Çok geç kalmışım çok...

-Bir müzik aleti çalmak.

-yine aynı anne-baba -kardeşe, aynı çocuklara ve aynı dostlara sahip olmak:)

İSTERDİMMMMM...


Hiç kimseyi mimlemiyorum ben, sadece mimleyeni tanıtayım biraz.Yanda linki bulunan ''buketblu'' nam şahsiyet ile bloglardan tanışıyoruz.Karşılıklı okur olma durumu var sadece ama benim kızım sayılır kendisi.''Buket Köşker '' Kayseri'de doğmuş,İzmir'de büyümüş,Artvin'in Borçka ilçesinde İngilizce öğretmenliği yapan ,24 yaşında Dünya iyisi bir kız.Yürüyüş yapar karşısına ayı çıkar,kayak yapar ağaca çarpar.Benim gibi pozitif bir gezgin öğretmen.Hayatta mutluluklar ve başarılar dileyacağim bir pırlanta.Yolu açık olsun.

Denizli Çamlık'ta kar,kar,kar,kar'dan ağaç
Penceremden 2 hafta önce görülen manzara:Heryerde kar var

Şubat 28, 2008

TURHANDE TUR'A TEŞEKKÜRLER

Gaziantep'te en güzel cartlak kebabı yiyebileceğiniz yer.Cartlak ne mi? Ciğer yorum ciğer...
Halep'te bir apartman (Cephe süslemelerine bakar mısınız ? )

Hazreti Muhammed'in Busra'da Papaz Bahira tarafından tanındığı yolculukta ,devesinin ayak izi

Şubat tatilinde 5 günlük harika bir Suriye,Ürdün turu yaptım.Öncelikle tur şirketi Turhande Tur'a ve gezide bize refakat eden sahibi Mehmet Gebel'e teşekkür ederim.,
O birrrrrr İmam
O birrrrrr Öğretmen
O birrrrrr Rehber
O güzel insan Mehmet Gebel.Gerçekten işini iyi yapmaya çalışan bir insan.
Otobüs şoför ve muavinine de teşekkürler.
Gezimizin bilgesi Aysun hanım'a,fıkraları için Hüseyin hoca'ya ve diğer arkadaşlara....
Teşekürler...
İnşallah birlikte başka gezilerde görüşürüz Ünyeliler...

Şubat 22, 2008

Suriye ve Suriyeliler hakkında

Halep Çarşısından bir görünüm:Etlerimiz
Hz.Zekeriya Camiinin içinde dua edenler

Ürdün dönüşü, Şam'da, giderken kaldığımız otelde dönüşte tekrar kaldık.Seyyide Zeynep Oteli.Yemekler için ise şehre 10 km kadar dışarıdaki bir lokantaya gittik.Çevrede ışıklarından anladığımız kadarıyla başka lokantalar da vardı.Başka yerlerde örneği var mıdır bilmem, bir köy içerisinde şatafatlı bir bina,ışıklar içinde bir lokanta.Alt kattaki salon İranlılar ile doluydu.Yemekler:humus ,ezme vb oluşan meze tarzı ,Antep,Adana kebabı gibi et ve kebap yemekleri ile etli iç pilavından oluşuyordu.Tam alıştığımız gibi.
Ertesi gün yol Halep'e doğruydu.Halep Çarşısı birbirine dik daracık sokaklardan oluşuyor ve yaklaşık 10 km uzunlukta, kocaman kapalı bir çarşı.İçinde ne ararsanız bulabilirsiniz.Et de var,altın da.Humus da bulunuyor,halı da.Çarşının girirşinde ise Hz.Zekeriya Camii bütün ihtişamı ile sizi karşılıyor.Zaten bu topraklarda nereye adım atsanız ya bir Peygambere varıyorsunuz ya da bir Sahabe'ye.
Halep'te kısa bir şehir turu ardından Kapıya yöneldik ve çıkış.Hoşbulduk Kilis.Tekrar memleketimizdeyiz.Aklımda kalanlar:
-Suriyeliler çok sıcak ve yardımseverler.Türk olduğumuzu öğrenince sıcak bir hava oluşuyor.
-Benzin ucuz olduğundan taksi ile ulaşım yaygın.Şehirleri sarı taksilerden geçilmiyor.
-Taş kaplama binaları çok güzel gözüküyor.Özellikle Halep çok güzel meydanlardan,caddelerden oluşuyor.Buraya Gaziantepliler 15 tane fabrika kurmuş.
-Suriye Dünyada en çok zeytin ağacı olan ülkelerden biri.İklim kıyılarda Akdeniz.
-Yaşam şartları belki Suriyeliler için ağır ama bize göre ucuz.Suriye Türkiye'nin 30 yıl önceki hali gibi.Daha birçok yerini gezemediğimden Suriye bir kez daha gidebileceğim bir ülke.Özellikle sahildeki Lazkiye ve içlerdeki Palmira antik kenti aklımda kaldı.İnşallah ya haci....






Suriyeli Amcalar...Amcam asasını selam vermek için kullanıyor.