Şubat 04, 2009

DELHİ ESKİ-YENİ

Delhi,Hindistan'ın kuzeybatısında bulunanve 15 milyon civarında nüfuslu bir dev kent.Aşırı nüfusun içiçe ve karmaşık bir halde yaşadığı Eski Delhi ile modern ve geniş bulvarları,geniş parkları ve çok katlı yapıları ile Yeni Delhi ikiye bölünmüş .Yıllarca Moğol yönetiminde barış içinde yaşamış.Moğol yönetiminin sarayı Red Fort (Kızıl Kale ) girişi.
Moğol barışı zamanının bir eseri olan Astronomi gözlemevi(Jantar Mantar)Bir örneği de Jaipur'da bulunuyor.Bu dev bina-aletler yardımıyla günün vakti,yıldızlar,cennetlik insanların geçişi falan bulunuyor.
Modern kent Yeni delhi'de bağımsızlık sembolü,Hindistan Kapısı.Yan kısımları ise kriket oynanan yemyeşil parklarla dolu.
Eski başbakanlardan Rajiv Gandi'nin suikaste kurban gittiği yer.Hindistan Dünyanın en büyük demokrasisi ama başbakanlarını da böyle kaybetmiş
Kutub minaresi yıllarca emek çekilerek inşa edilmiş bir İslam eseri.Dünya Kültür mirası içerisinde yer alan bir kompleks.
DELHİ'DE NE YAPILIR?
1-Hindistan Uçakla gelinirse ilk karşılaşılacak kent.Kalabalık insan kitlesine alışmak gerek.Yeni Delhi tren istasyonu karşısında çok sayıda otel,guest house var.
2-Kızıl Kale,Cuma Mescidi,kutub Minaresi,Hindistan kapısı,Ulusal Müze,Firuz Şah Kotla anıtı, ve daha çok sayıda görülecek yer var.Bunun için turlara katılarak gezebilirsiniz.
3-Hindistan'da tur yapacaksanız tur satın alabilirsiniz.Trenle çeşitli kentleri gezmeyi planlıyorsanız tren biletlerini satın alıp geziyi organize edebilirsiniz.
4-Başkent, Hint ve güney Asya yemekleri yiyebileceğiniz,çok çeşitli hediyelik eşya alabileceğiniz çok enteresan bir kent.



Ocak 29, 2009

VARANASİ VARANASİ

Varanasi'ye varır varmaz akşamın ilk saatlerinde Ganj ...
Haridvar-Varanasi tren yolculuğu 23 saat süren bi işkenceye dönüştü.Her köy istasyonunda dura kalka,Çaaaai garam Çaaaai diye bağırarak vagonları kateden çay satıcılarıyla ,her istasyonda trene doluşan çeşitli yiyecek satıcılarıyla gerçekten yordu.Çay dedikleri de neskafenin çayla yapılmışı desek yanlış olmaz.Süt-çay bileşimi İngilizlerden kalma bi alışkanlık ama alışınca güzel bi içecek.
Neyse vara vara vardık Varanasi'ye.Burası 2500 yıllık tarihiyle yaşamın sürdüğü Dünyanın en eski kentlerinden biri.Çok geniş bir yatakta sessizce akan Kutsal Ganj ve kıyısında yapılan etkinlikler kentin özelliğini oluşturuyor.Bunların başında Ganj'da yıkanma,ölü yakma törenleri,yeni evlilerin kutsanması,kap kacak yıkama,diş fırçalama, vb. sayılabilir.Ganj kıyısı birbirine ekli ve herbiri farklı inançlara hizmet eden Hindu tapınaklarıyla (Ghat) dolu.
Ganj Kıyısında sabah erkenden Yoga yapanlar.Hertürlü faaliyeti burada bulmak mümkün.Daracık sokaklarından kıyıya indiğim bir gece genç bir delikanlı,selam verip haşhaş ister misin ? dedi.Hayır dedim.Haşhaş almasına alayım da onu sürtmek lazım,çıkan haşhaş sürtmesini pekmezle karıştırıp ekmeğe sürerek yemek lazım.Bu kadar emek çekecek zaman ve yer değil.Şaka Şaka .Ben de biliyom ne satıyor.Bana uymaz.

Ganj kıyısında traş olanlar,(seyyar berberler iş başınd),banyo yapanlar.Sabun kullanmıyorlar pek.Şöööle köpürte köpürte yunacan ki ,Ganj kıyısında banyo yaptım, dediğinde dağsin.Keseci bile yok.
Haridvar'da olduğu gibi burada da Ganga Aarti töreni var.Gece platformlar üzerinde süslü giysiler içindeki gençler tütsü ile başlayıp daha büyük ateşlerle devam eden ve ateş ile suyun birleşimini ifade eden törenlerini yaptılar.Çiçekçi kız'ın elime bi yaprak ve çiçekler tutuşturup (no mani,no mani ) demesi ve ısrarıyla çiçeği Ganj'a saldım.Aynı kız bundan sonra tekrar gelip,Money deyince cepteki en küçük parayı verip surat asmasına aldırmadan kaçtım.Ne bu ya önüne gelen para istiyo çeşitli biçimlerde.
Neyse burası Müslüman Nüfusun en fazla olduğu yerlerden biri.Müslümanlar burada Dünyaca ünlü ipekleri dokuyorlar.Aldım bir iki tane ama kazıklandım mı?demeden de edemiyorum.



Ocak 24, 2009

HARİDVAR-RİSHİKESH-DEHRADUN-MUSSOİRİ

Rİshikesh,sırtını Himalayalara dayamış,Ganj nehrinin ovaya ilk defa dağlardan inip yayıldığı,sularının temiz ve soğuk olduğu bir kasaba.Beatles 60'larda gelmiş buraya ve o zamandan beri dünyanın yoga merkezi.İki asma köprüsü,köprüde benim muzları da çalan maymunları,German Bakery pastanesi ve aşram adı verilen yoga okullarıyla tam bir huzur köşesi.Bolca tapınak,yürüyüşler,sabah çayları,inekler...çok güzeldi.
Rishikesh'de Şiva'nın heykellerinden biri.Sırtı Ganj'a dönük..Huzuru bulmuş gibi...
Rishikesh'den Dehradun adlı bir kente otobüsle,buradan da yine başka bir otobbüsle Mussoiri'ye vardım.Vardım da iyi halt ettim.Kıvrım kıvrım yollar,yokuş,savrul derken keşkek gibi oldum.Mussoiri Himalayalarda bir tepe ve arkada Himalayaların muhteşem görüntüsü.Kasaba yükseltisi,ormanları ile bir oksijen deposu.
Mussoiri tepelerindenHimalaya dağları.Oğlum İlker Nepal'de 5300 m.yükseğine kadar çıktı, bense 2000 m.lere anca çıkabildim.Yaş farkı var olacak kadar.Çık çık kolay mı?
Rishikesh'i 4 gün gezip bitirdikten,yoga moga yapmadan trans halinde yürüyüşler yaptıktan sonra Varanasi'ye gitmek üzere 45 km güneydeki Haridvar'a geldim.Burada Hindular Ganj'da kutsal banyolarını alıyorlar.Ortalık bayram yeri gibi...Rengarenk...
Haridvar'da her akşam Ganj kıyısında Ganga Aarti törenleri yapılıyor günbatımında.Özü ateş ve suyun birleşimi.Güzel bir hava.Ambiyans.Çiçekler,ateşler,çanlar.....Ommmmmm





Ocak 19, 2009

HİNDİSTAN'A HOŞGELDİM


Amritsar-Altın Tapınak'ta Arap işi Poşumla...
AMRİTSAR
Karayoluyla İran ve Pakistan kentlerinden geçtikten sonra Lahor'dan sabah 4 numaralı otobüse binip Hindistan-Pakistan sınırındaki Wagah sınır kapısına vardım.Burası her akşam saat 5'te Hindistan ve Pakistan sınır muhafızlarının birbirlerinin suratına çarparcasına sınır kapısını kapattıkları sınır kapısı.Bu seromoni için kapının yanına tribünler yapılmış.Alkış bağırış,çağırış arasında tezahüratlarla kapı kapanıyor.Video sitelerinde bulup izleyebilirsiniz.
Kapıda, önümdeki Japonla ortak tuttuğumuz taksi ile Amritsar'a geldik.İlk Hindistan kentindeyim.Buradaki Kutsal Altın Tapınak çok etkileyici.24 saat müzik susmuyor,ilahler devamlı söyleniyor,Kutsal kitap dev boyutlarda ve devamlı okunuyor.Amritsar bir dini merkez oluşunu ihtişamıyla gösteriyor.

Mcleod Ganj Merkezindeki Budist tapınağı ve dua tekerlekleri ile rahipler...
MCLEOD GANJ
Hindistan'daki 2. yer bir kasaba olan McLeod Ganj oldu.Buraya gelebilmek için önce trenle Pathankot kentine geldim.Otobüs garajında 4-5 saat kadar bekledikten sonra Dharamsala otobüsüne bindik.Safari benzeri bir yolculuktan sonra savrula savrula dağlara tırmanıp Dharamsala'ya gecenin 8'inde vardık.Bir taksi tutup 20 dk daha tırmandım.2000 m civarındaki Mcleod Ganj'dayım.,
Burası,işgalci Çin'e karşı pasif direnişle zafere ulaşacağını sanan Dalaı Lama ile buraya sığınan 80.000 kadar Tibetlinin sığındığı bir dağ başı.Himalayalara sırtını dayamış bir yer burası.Tüm dünyadan insanlar yenilenmek,dinlenmek için geldikleri,yoga ve meditasyon yapılabilen ağaçlar arasında çok dinlendirici bir yer.Ben çok sevdim.Tibetliler çok iyi insanlar.Bize benziyorlar.Budist hepsi,yemeklerini de çok sevdim.
Burası da Dalaı Lama'nın konutunun karşısıdaki Budist Tapınağı.



Ocak 12, 2009

PAKİSTAN GEÇİŞİ

Pakistan'a İran'ın Zahedan kenti yakınlarındaki Mirjaveh kasabasından giriliyor.Burası Taftan çölünde bir yerleşim.Zaten sınıra yaklaştıkça çöl görüntüsü keskinleşiyor.Sınıra giden takside tanıştığım Abdülgaffar ile sınırı geçtik.Taftan kasabası pakistan'ın ilk yerleşimi ve ben korktum.Su hiç yok.kapkara görünümlü insanlar,sağda solda atık lastikler,pislik ve sefalet beni ürküttü.Tanıdıkça ve düşündükçe normal karşılamaya başladım.Su yok adamlar ne yapsın.Üstelik bu ortamda gene de çok iyi yaşıyor çöl insanları. Burası Beluci bölgesi.12 saat süren otobüs yolculuğu sonunda gece 11'de Quetta kentine vardık.3.baktığımız New El-khair otelde yer bulabildik.Sabah pencereden görülen manzara hiç de iç açıcı değildi.Zaten korku kenti olduğunu da sokağa çıkınca anlıyorsunuz.Dükkanlar kepenk kapatmış eylem için.
Quetta'dan öğleyin 2'de kalkan trende yer bulamayınca koltukta oturarak bir 24 saat geçirdik Abdülgaffarla.Resimdeki Pakistanlı arkadaşlar ise geceyi yatarak geçirdiler.Türk ve Müslüman oluşum ise epey beğeni topladı.Lahor'a gidiyoruz.Hayırılı yolculuklar.

Lahor'da bir sokak manzarası.Berber.Hindistan'da çokça görülecek sokakta yaşamın bir örneği.Lahor kalabalık,gürültülü (korna sesleri),kirli havalı bir kent.Geceyi Rex international otelde geçirdim.Çünkü rikşacılar komisyon aldıkları otellere götürme konusunda uzmanlaşmış..
Pakistan maalesef adı kadar temiz değil çünkü bazı kısımları çok susuz.Düzen ve kurallara uyma zayıf.Öylesine yaşayan bir ülke sanki.Cive Pakistan...
Artık hedefe bir adım kaldı.Sabaha da rotam Waga sınır kapısı ve Hindistan.

Ocak 06, 2009

RUN İRAN (Otobosların arkasında böyle yazıyordu)

İran bitti.Tebriz'den başlayıp Zahedan'da tamamladım.Aklımda kalanlar şunlar;
İran bir camiler,çarşılar ve kebaplar ülkesi.Kadınları güzel ve alımlı ama hicap'a uymak için örtünmek zorundalar.Çok sayıda resimle uğraşan öğrenci kızlar ve sergi açmış kadın ressamlar gördüm.Yukarıdaki resim anlatıyor bir çok şeyi.
Kebaplar ucuz ve lezzetli özellikle çello denilen pilavla birlikte.
Çarşıları canlı,sanki ekonomik kriz yokmuş gibi.
Kentleri insanda huzur ve sükunet duyguları uyandırıyor.Mutlaka görülmeli.
Şairler ülkesi.pozitif bilimler yerine minyatür,şiir ve mimari ağır basıyor gibi .
Kesinlikle güvenli ve temiz.Ulaşım çok iyi.Heryerde Türkçe anlaşabiliyorsunuz.İnsanları candan,misafirperver.
Gene gitmeyi umuyorum inşallah.
Buketblu'ya cevap:Elinize ne renk olursa olsun pasaport'u alıp gidiyorsunuz ne vizesi.Kapılar açılıyor.Hele Azeri Türklerin Türkiye sevgisi anlatılmaz yaşanır.

Aralık 31, 2008

BÜLBÜL'ÜN GÜL'E AŞIK OLDUĞU YERDEYİM (ŞİRAZ)

Zand'lı kadir tarafından yaptırılan Kale;tuğladan yapıldığı için zamanla eğrilmiş.İçinde köşk,odalar ve hamam gibi bölümleri var.
Şah-Çerağ camiinin içi.burası şiiler için çok önemli bir merkez.Büyük bir camii ve türbe.


Hafız iran'ın ünlü şairlerinden biri.Türbesi sürekli ziyaretçilerle dolup taşıyor.Etrafı da nefis bir bahçe.
Hafızın kabri olan bahçede bir gül varmış.
Yeniden açarmış kanayan rengiyle...
Gece bülbül ağaran vakte kadar ağlarmış.
Eski şirazı hayal ettiren ahengiyle...
Ve serin selviler altında kalan kabrinde...
Her seher bir gül açar, her gece bir bülbül öter!
Bir başka şair;Sadi'nin türbesi.Hafız ve Sadi Farsça'nın iki dev ismi ve dillerini yücelten şairleri.

Şiraz'a 55 km uzaklıktaki Persepolis.Otobüs terminalinin önünden 1000 tümen'e dolmuş taksiler gidiyor yakınındaki şehre.Orada da başka bir taksiyle (2000 tümen) varabilirsiniz.2500 yıl önce anadolu'yu fetheden, Yunanistan kapılarına dayanan dev imparatorluk.Krala hediyeler sunulması,arslan biçimli heykelleri ve güzel bir müzesi olan bir yer ama alan olarak küçük buldum.Bizdeki Efes on basar.ama gelmişken göreyim derseniz görülür.





Aralık 27, 2008

YEZD'DE BİR TATİL GÜNÜ


Yezd'in gezilecek eserlerinin başta geleni Camii Mescidi.Çinilerle süslü güzel bir eser.


Yezd tipik bir İran kenti.Ülkenin orta kesiminde bulunan Yezd sıcak,kurak ve suya muhtaç bir kent görünümünde.Bu nedenle havuz,su çok özlenen şeyler.Yukarıda Emir Çakmak Camii ve Kompleksinin gece görünümü.



Aynı yer: Emir Çakmak Camiinin gündüz görünümü.Aslında tek katlı bir yapı ama çok katlı bir ön cephe yapılmış.Üst katlardan şehir görünümü güzel.




Yezd,Zerdüşt dininin merkezlerinden biri.Ateşperestlik diye de adlandırılan inanç hala inananlarınca sürdürülüyor.Zerdüştler ölülerini ''Sessizlik Kuleleri'' adı verilen bu kulelere bırakıp,akbaba ve diğer hayvanlar tarafından yenilerek doğaya karışmasını beklerlermiş.İran devleti hijyen ve sağlık gerekçesiyle yasaklamış. Kentin güneyinde bir tepe üzerine inşa edilmiş bu kuleler bir def'in biçiminin tanıkları...





Yezd'de su en önemli ihtiyaç.Bu nedenle yerin derinliklerinden su çıkarmak,kuyu inşa etmek ve suyu dağıtmak önemli bir iş.Su Müzesi bu işleri anlatan eserlerle dolu.Model Su çıkrığı gibi.






Devletabad Bahçesi.Günlerden cuma olunca kapalıydı.Belki de sürekli kapalı ne bileyim.Giremedim.







Aralık 24, 2008

İSFEHAN (NISF'I CİHAN ) -DÜNYA'NIN YARISI


İsfehan-İmam Humeyni Meydanı.Meydana bakan bir camii var .Meydan çevresi ise turistik dükkanlarla dolu.
İsfehan,iran'da gezdiğim 2. kent oldu.Tebriz'den otobüsle Tehran'a geldim ki şehre girmek mümkün değil.Bir duran trafik var.Herkes arabalarda ama ilerleyemiyor.Bu şehir bana yaramaz dedim zaten gezilecek önemli eser de yoktu,bilet aldığım gibi 7 saatlik bir yolculukla İsfehan.
Gelirken okadar kurak ve çöl benzeri görüntüler vardı ki isfehan'a gelince şaştım kaldım.Yeşillikler içinde bir şehir.İçinden bir akarsu geçiyor ve üzerinde 33 kemerli bir köprü.Sokaklar,çarşılar cıvıl cıvıl.Emirkebir hostel'de 2 japon,1 fransızla birlikte kaldım.5.kişiyi tanımıyorum çünkü konuşma fırsatı olmadı. Japonların hızlı hızlı ve ne kadar çok yediklerine şahit oldum.Fransız ise Paris'liydi.Ben de boş durmadım tabi öğlenleri akşamları kebap yedim.İsfehan harika parkları ile akarsuyu,yürüyüş yolları ile gerçekten çok güzel bir şehir.kesinlikle tavsiye ederim.
İsfehan'da Cehel soton yani kırk sütunlu saray.-sütunlar ağaç...-

Munar Cumban -sallanan minareler-araya sora gittim,kafa yoruyorum.bir minare nasıl sallanır diye .aklıma ilahi sebepler getiriyorum falan.Halbuki minareler kerpiçten yapılmış ve gövdeye bağlı oldukları kısımdan çatlamışlar.Yani minareler sadece dik duruyor.İki kişi belli aralıklarla (seyirci durumuna göre) minareye çıkıyor ve üst kısmında yürüyor.Yürüdükçe de minareler sallanıyor.hepsi bu.Bi de ben neler düşündüm.Üst kısma çapraz ağaçlar çakıp ucuna da ziller takmışlar,yürüdükçe şıngır mıngır çalıyor.Atraksiyon bu.


İmam Humeyni meydanında Sufi dervişler.Ney üfleniyor,bir huşu halleri bende.tutmasalar mevleviler gibi dönmeye başyacaktım neredeyse.



İsfehan'da kenti ikiye bölen akarsunun üzerine yapılmış Siesepol köprüsü.33 kemerli köprü.akşamları pek hoş görüntüsü oluyor.altında çay içecek yerler falan var.




Aralık 19, 2008

TEBRİZ'E SELAM

1,5 ay civarında süren hindistan gezim bitti ve eve döndüm.Yavaş yavaş anlatmaya başlayayım istedim.İşte İran bu.Genelde kurak,bitkisi az ve sapsarı bir görüntü ama bu görüntü bazı yerlerde yemyeşil kentlere dönüşüyor.

İl Gölü
Tebriz'de insanların (genelde Azeri Türkleri yaşıyor ) yaz aylarında serinlemek için gittikleri hoş bir dinlenme yeri.Ağaçlık,göl,yürüyüş...

Tandır
İran'da lavaş ekmeği çok tüketiliyor ve bu ekmekler Tandırlarda pişiyor.yassılaştırılmış hamur yastık gibi birşeyle duvarına yapıştırılıyor.


Benden Selam söyle Şehriyari'ye
Şehriyari Tebriz'de yaşamış ve kendine özgü hüznü olan, nostaljik bir şair.Zaten İran şairler memleketi.'' Heydarbaba'ya Selam'' adlı şiirini okudum ve çok beğendim.
Heydarbaba şairin çocukluğunun geçtiği köyüdür ve yıllar sonra oraya döner.Çocukluğunda yaptıklarının,eğlencelerinin ve güzelliklerinin arandığıgüzel mısralarla çocukluğunu arar.Hüzünlü ve güzel bir şiir.Okudum oradan biliyorum yani...
Tavsiye ederim.


Kalpakçı
İran bir el sanatları ve esnaf memleketi.herkes küçücük dükkanlarda çalışıyor,ticaret yapıyor.Kalpakçı amcam da onlardan biri.Hayat ellerine geçimini vermiş.




İran bir İslam Cumhuriyeti.Bunun da en önemli unsuru Mollalar.Medreselerde yetişiyorlar,gençleri eğitiyorlar ve sistemi kontrol ediyorlar.Yönetimin hiyerarşisi onlar üzerine kurulu.Cami ve Medreseler hayatın parçası orada.





Aralık 09, 2008

TAJ MAHAL



Taj Mahal aslinda Mumtaz Mahal in adindan geliyo ve onun icin yapilmis bi anitmezar.Hintcede z harfi olmadigindan mumtaj olmus.Kisaltilinca da Taj Mahal.3 gundur delhi deydim.Sonunda memleketime donmeye karar verdim.Ben kurufasulye yemeyi,hamsiyi ozledim ya.Ayin 16 sinda yola cikiyorum.Bir tam gun dubai de havaalaninda oyalanacam ve 17 aksami 00.20 civari Sabiha Gokcene inecem isssallah.O saatte yollarda oyalanmayi goze alamayip geceyi gene havaalaninda gecirebilirim.18 inde de Denizli yollarindayim gari.Hayirlisi.Dubai pahali bi yer.cikip para kaptirmanin alemi yok.


Taj Mahali de gordum ne kaldi geriye/Gorusuruz,

Aralık 05, 2008

Bayraminiz Kutlu olsun

2 gun oldu Varanasi ye geleli.Bu aksam da Delhi ye geciyorum.Burada kurban kesmek caiz degil.Gerci Muslumanlar var ve onlar kesiyor ama ben sindi nereden bulacam koyunu keciyi.Hele danaya girelim desen onlar bana girer.Ne de olsa inek kutsal hayvan.Neyse,iyi ki burada yasamiyoruz yoksa babam oldugunde ellerimle yakmak zorunda kalacaktim.Kotu bisey.Sevmedim ama burada oluleri yakiyolar.hayret bi sey ya.
Saglicakla kalin;bl bol et yiyin.Afiyet olsun
Buyuklerin ellerinden kucuklerin gozlerinden operim.Hoscakalin.Gelecek bayrama insaallah.Mehmet sen de arabayi dikkatli kullan ha...

Kasım 30, 2008

RISHIKESH

Burasi Haridvar yakinlarinda Dunya yoga baskenti sayilan Efsanevi Beatles grubunun gelisiyle hippi akinina ugramis bir huzur kosesi.Tabii eskiden.simdi tamamen ticari bir yer,turizm:Para haline gelmis.Bol yesillikler icinde agac altinda saatlerce kalinca huzura eriyorsunuz,ya da sabah aksam yoga yaparak.Ben sadece geziyorum ve fotograf cekiyorum ama daha kendi cektiklerimi yukleyemedim.2 Aralikta Hindularin olulerini yaktiklari Varanasi ye gidiyorum trenle yaklasik 18 saat.Orasi doguda gidecegim son nokta.Oradan geri Agra ya donecegim insaallah.Hayirlisi

Kasım 27, 2008

MCLEOD GANJ


4 Gundur Dharamsala adli kasabanin ustunde bulunan ve 1800 m yukseklikteki MC Leod Ganj dayim.Burasi yuksek,havasi serin,insanlarin yururyus yaptiklari,meditasyon ve yoga ile ugrastiklari bir yer.Agaclarda maymunlar,dun fistik yiyerek yuruyordum maymunlarin fistikseverligini unutmusum 'baktim bana dogru geliyor,elimdekini bosaltip hizla yurudum.Copluklerde inekler,maymunlar,kopekler ve kargalar yiyecekleri temizliyorlar.Burasi da turistik olmus ,arabalar,jeepler,motosikletler,3 tekerlekli riksalar derken yollar toz icinde.Halk da birbirine ekli binalar yapip duruyor.
Burasi 1959 yilinda yurdundan Cin tarafindan Surulen Dalai Lama onderligindeki Tibetlilerin yasam alani.
Bugun tren yolculugu var.Sabaha Haridvar ve ayni gun Dunya meditasyon ve yoga baskenti Rishikesh deyim insaallah.
See U

Kasım 22, 2008

Sonunda Hindistan

Allaha sukur hersey dusundugum gibi gidiyor.Pakistanda cok zorlu iki gecis yaptim.Birisi taftan colu gecisi digeri ise Quetta ile Lahor arasi.Yolda tanistigim pakistani arkadasim eger cok gec bilet almasaydi yatarak gelebilirdik ama biz ancak yatmayan bir koltukta 24 saat dik oturarak yol yaptik trenle.Sonunda o da bitti.Lahordan sonra 22 kasim sabahi 1. sirada bir japon ve 2. sirada ben kapidan india ya girdik.Amritsardayim.Altin Tapinakta.Yarin da Dharmsala ya dogru yola devam.hayirli yolculuklar bana.Hoscakalin

Kasım 17, 2008

YOLLARDAYIM

Ankaradan yola ciktim ve Tebrize geldim.
2 gun Tebrizde misafirlik ve sonrasinda Tahranda hic durmadan once isfehan conra Yezd son olarak ta Siraz i gezdim.Bugun Persepolis gezisi ile defterime yazdigim gezilecek yerler bitti.
Artik hizli bir Pakistan gecisi yapip Hindistana varmak istiyorum.Hayirlisi.
Gorusuruz

Kasım 07, 2008

ANKARA'DA 3 GÜN

Turgt Zaim'e ait bir resim:Yörükler Köyü
Ankara Anadolu Medeniyetleri Müzesi

Anıtkabir
Çarşamba gününden beri Ankaradayım.Sabah erkenden Hindistan büyükelçiliğinde aldım soluğu.Pasaport ve diğer evraklarla 40 dolar harcı bayıldım.Biraz Ankara'da sonbahar yürüyüşü,Beşevler'de otelcilik okulunda yer bulma ve konaklama.Akşam üzeri kapı önünde Denizli'den kapı komşumuza rastladım.Doğal tabii.çünkü bu okulda çalışıyor.Akşama da çaya gidip sohbet edip döndüm.
Perşembe günüm akşama kadar boş.Sabah erkenden Anıtkabir ziyareti ile gezmeye başladım.Anıtkabir son gördüğümden bu yana yeni ve görsel bölümlerin eklenmesiyle daha da güzel olmuş.Öğleden sonra ise Ankara Kalesi içindeki Anadolu Medeniyetleri Müzesine gittim.Aman yarabbi.Harika bir yer.İlkçağlardan başlayıp (Kaya resimleri) Friglere,Hititlere,Helenistik döneme kadar çok sayıda eser yer alıyordu.Çok beğendim.1997 yılında Avrupa'nın en iyi müzesi seçilmiş.
Akşam üzeri pasaportu almaya gittiğimde ise zorluk yaşadım.Makbuz olmadan veremeyiz deyip çıktılar.Bütün kimlik kartlarıma rağmen vermek istemediler.Sağolsun Hindistan yolculuklarının uzmanı Zafer Bozkaya da oradaydı.Onun da ısrarı ve yardımıyla kimlik fotokopilerini çekip bir de yazı imzalatarak pasaportumu aldım.Tek girişlik 2 aylık vize vermişler.Neyse...
Bugün Cuma arttık gidiş günü.Sabah gezilecek yer olarak dünden,Resim Heykel müzesini seçmişim.Radyoevinin hemen üstünde bir yer.Osmanlı döneminden Cumhuriyete önemli ressamların ve heykeltraşların eserleri sergileniyor.Burayı da beğendim.Yanında Atatürk'ün ölümünden sonra Anıtkabir tamamlanıncaya kadar kabrinin bulunduğu Etnografya müzesi var.Işıklandırma yetersiz .Beğenmedim.
Akşam 18.30'da Gity Peyma şirketiyle Tebriz'e yola çıkacağız.Hayırlı Yolculuklar.Görüşürüz