Eylül 22, 2007

Neye niyet neye kısmet

Ben böyle olmak istemiyorum.Bütün çabam yolda olmak.Hayat devam ediyor.
Yaz günleri güzeldi.Bu manzarayı günlerce yaşadım mı?Evet.Ama Yaz bitti.Çalışma zamanı


Birkaç yıldır hayatıma ait önemli kararlar aldım ve bunları uyguladım.Mesela bir tarihte hayatımın monotonlaşmasına karşı bir hobi edinmeyi istedim ve motosiklette karar kıldım.Kötü mü oldu?Hayır.Birçok geziler yaptım Marmara kıyılarını ve Batı Karadeniz'i gezdim.Fotograflarını gördünüz. Ege'de ise Bodrum, Marmaris derken gezmedik yer kalmadı.Tabii herşey bu kadar güzel mi geçti?Gene Hayır. Kaç kere motordan düştügüm bana kalsın.Motordan düşmek çok zevklidir.İnsan kendini eşekten düşen karpuz gibi hissediyor.Bir de şu var düştügü için motora binmeyi bırakan da pek azdır nedense.Belki de düşmek alışkanlık yapıyor.
Bodrum'a yerleşmeyi istedim.Bunun için bir arsa da aldım ama imar işleriyle ilgili eksiklerle hala ugraşıyorum.Kararım degişti mi?Hayır.Hala kararlıyım.Kötü mü oldu? Hayır. Aksine deger kazanan bir yatırım haline geldi.
Bütün bunları neden anlattım?Bu yaz başında planım Kanada'ya oglanın yanına gitmek arkasından da Bodrum'a yerleşme planlarıma devam etmekti.Ama evdeki hesap (Türkiye'de herzaman oldugu gibi) çarşıya uymadı ve yapılacak işleri zamana bırakmak durumunda kaldım.
Yaz tatili bitmişti.Yapılacak iş yoktu.Mustafa Kaynak Anadolu Lisesinde yerime iki ögretmen tayin olmuştu. Ne yapayım diye araştırmalara başladım.Hatta İstanbul ve İzmir'de bile seçenekler araştırdım ama tam karamsarlıga kapılmak üzereydim ki Babadag' dan bir ögretmen arkadaşım aradı ve Okulda ögretmen açıgı var, tüm dersler boş ,gelmeyi ister misin'' dedi.Tamam dedim .Gelirim.''Tilkinin dönüp dolaşıp gelecegi yer kürkçü dükkanıymış'' lafına uygun olarak Babadag'a döndüm.Artık Hacı Mehmet Zorlu Çok Programlı Lisesindeyim.Bu yıl ki planım bu.İnşallah yaza kadar kazasız sürer.Gelecek Yaz'a yeni planlar hazırlarım nasıl olsa.Görüşürüz.

Eylül 13, 2007

Güzelpınar

Üç tanesini bizim yedigimiz alabalıklar'dan geriye kalanlar.

İlker ve Mehmet bey Şelale önünde
İlker bey Güzelpınar yolunda iş başında.

Evvelki hafta ogullarımla birlikte vakit geçirmek ve eglenmek amacıyla Güzelpınar'a gittik.Güzelpınar Denizli'nin kuzeyinde Çökelez dagının zirvesine yakın bir kasaba.Buradan devamla ''Hoca'nın yeri'' adlı bir alabalık çiftligine ulaşılıyor.Zahmetli bir yol ama vardıgınızda kayaları yalayıp aşagı düşen bir suyun oluşturdugu şelale,koyu gölgeli bir mesire alanı sizi dinlendiriyor.Alabalık havuzları,yer sofralarında yemek yiyenler fotograf çekenler var.Biz de yedik,kolamızı içtik ve dönmek için yola çıktık. Güzelpınar'a vardıgımızda üç ayrı olay bizi etkiledi.Bunları paylaşmak istedim.
Birincisi kahvede oturup çay içelim dedik.Arabayı park etmek için yolun açılmasını bekliyorduk.Bu iki üç dakika sürdü.Bu sırada yolun karşısındaki bir adam elinde iki salkım üzümle geldi ve ''alın bunları yiyin'' dedi.Çocuklar böyle ikrama alışmamış.Sevindiler ve yediler.
İkincisi kahveye oturunca oldu.Bir adam ısrarla onun masasına oturmaya davet etti.Neyse oturduk.Sohbet ettik,çay ve gazozlar içildi.Tabii hesap yine bize ödettirilmedi.
Üçüncüsü ise sohbetin sonunda ortaya çıktı.Yaz sıcagında ceket kravat giyinmiş gençten bir adam saga sola laf yetiştiriyordu.Kim bu adam? dedik .Cevap;Arkadaş İmam Hatip mezunu biri imiş.Okuyup tıp fakültesini bitirmiş.Doktor olduktan sonra kafasındaki Dini anlayışlarıyla askerlik görevini birbirine uyduramamış ve depresyona düşmüş.Zamanla ilerleyip kafa kayışı kopartmış ve boşa dönmeye başlamış.Artık akıl saglıgı yerinde olmayan biri olarak köy yerinde geziyordu.Çok üzüldüm ve insanların beynini boş inançlarla doldurup sebep olanlara lanet olsun dedim.Kalp işi olan Din ile beyin işi olan Dünya işleri birbirine karışmıştı. İlginç bir yer bu Güzelpınar...
O kafayla yolu karıştırıp Pamukkale'ye çıkan yola girmişiz.Pamukkale Kasabasına kısaca ugrayıp Denizli'ye döndük.

Eylül 08, 2007

İZMİR FUARI

Hintli giysileri içinde bir grup kız.Gerçekten Hintliler galiba...
Perşembe günü oglumu uçaga ulaştırmak için İzmir'e gittik.Ben,oglum ve Enver enişte.Saat 13.00 de vardık.Eniştenin Hastanede işi oldugundan onu gönderdik.Ardından oglumla Migros'unkafeteryasında yemek yedik ve onu da ugurladım.Herzamanki gibi duygusal anlar yaşandı tabii.
Akşama kadar nasıl vakit geçireyim derken bir arkadaşım aklıma geldi.Hadi gidip bir çay içeyim dedim aradım. Karadenizli arkadaş; ''başka zaman gel ''deyince çaresiz Fuar'ın yolunu tuttum,vardım Fuar'a.
Nerede gençligimin Fuarları nerede bugünün Fuarı.Heryeri Ulusal Pavyonların kapladıgı ve devletlerin gövde gösterisi yaptıgı ,şarkıcıların karşılıklı Gazinoları doldurdugu, İzmir sokaklarının afişlerle süslendigi,bütün fuar alanının dolu dolu oldugu,gezmekten ayagımıza karasuların indigi Fuarlar bitmiş.
Fuar girişi 1 YTL.Girişten itibaren saglı sollu satıcılar sıralanmış.Kimi sigarayı bıraktıran elektronik sigara satıyor kimi kestane şekeri.Kredi kartı,motosiklet ve uydu yayını pazarlayanlar,türlü çeşitli yiyecek satanlar ve ortaya çıkan koku,seyyar satışları anımsatan satış kapalı alanları burada yeni birşey yok dedirti.Lunapark ve hayvanat
bahçesi zaten bildigimiz şeyler.Biraz otomotiv sanayi ürünleri dikkatimi çektiler ki onlar da açılmamıştı.Çıkıyordum ki soldaki binayı farkettim.Bütün fuar faaliyeti yan yana 4 binada toplanmış.Kentler (Çorum ), Ülkeler (Ukrayna ) burada bulunuyor.Başka ülkeler de gelmiş ama ticari baglantı için basit bölümlerde birkaç broşür ve resimle işi idare etmişler.Resim Ve Engellileri konu alan fotograf sergilerini başarılı buldum.Aydın kenti de güzeldi.Bundan başka da bol bol kobi denilen işletmelerin ürünleri vardı.
Enişteyle de buluşup Dünya mutfaklarına ait yiyeceklere gözattık ve doooogru metro'ya.Üçyol'a parketigim arabayı alıp yolcu yolunda gerek deyip döndük.


Basmane Meydanında ıslatılan Yerküre.


Fuar'ı gezmiş,yorulmuş ve düşüncelere dalmış bir Ege'li.Ayakkabıların duruşuna,çoraplara,gümüş imameli tesbih'e ve saate bakar mısınız.Çok güzel.



Eylül 03, 2007

DİDİM

Agustos ayı nın 6 sından sonra Denızlıdeydım ve sagolsun Dedem'ın torunları, akrabanın akrabaya etmesı gereken ezıyetı ettıler.Mıras malı tarlaları paylasmada anlasamayıp Mahkemece satısına gıttıler.Çözümsüzlük le gecen günlerle enerjimi bitirdiler.Ben de kacmak ıcın ılk fırsatı degerlendırdım.
Gecen defa dedıgım gıbı ''Agustos bır yaz ay'ı ve yazları ıskalayan hayatı ıskalar'' dusuncesınden hareketle Dıdım'e gıttım.Dıdım Akbük bır sıte cennetı.Dag tas sıte dolu.Yazlıkcılar artık donuyorlardı ve ben de bol bol denız- gunes- kum yaptım.
Yazlıkcıların bırkısmı sabah önce yürüyüş sonra yüzme ıle güne baslıyor.Bazıları balık gıbı yuzuyor.Bazıları da gec vakıt kalkıp ögle sıcagında sahılde vakıt gecırıyor.
Yaygın olarak okumuyor ve bunun yerine okey oynuyorlar.Hacı olan bır yakınım ( İkinci dereceden akraba) ''namazımı kılayım da sonra oynarız'' diyebiliyor.En yaygın işler,yeme ,yüme,yatıp uyuma ,yüzme,evlerde toplanıp çay-börek toplantısı.
Bır şakacı esnaf ile şakacı hanımı;
Erkek-Hanım hatırlat ta müşteriler gittikten sonra seni bir döveyim..
Hanım-Sıkar o biraz.
Hanım-Gecen gün bana ucan tekme attı.Ayagını bir tuttum.Adam yerde.....
gibi hos diyaloglarla anlasıyorlardı.
Bır esnaf yaz mevsimi gelirinin azlıgından şikayet edip sucu Baykal' a yükledi.Ortalıkta hareket yok.Para dönmüyor.
Neyse,bu yaz da deniz özlemini gıderdik.Ama Beyagac Erenbaba gezısı seneye kaldı artık.

Ağustos 11, 2007

Agustos

2005 yaz....Gokceada Sahılı,Yenı Kalekoy.Cadırım ve kahvaltı sofram.......
Agustos ay'ındayız ve Turkıye'de.Yaz gecıyor.Sıcaklar bızı bunaltsa da bır zaman sonra bu gunlerı ozlemle arayacagız.Bu nedenle henuz vakıt gecmeden yapılabıleceklerden bazılarını yazayım da belkı canınız ıster uygularsınız.,

15 Agustos Gokceada ıcın onemlıdır.Bu tarıhte Gokceada dogumlu Rumca konusan vatandaslar Gokceada'ya gelırler.Senlıkler duzenlenır.Gecelerı fılm gosterımlerı yapılır.Gokceada en senlıklı gunlerını yasar.Yenı Kalekoy'de gezınebılır,Eskı Bademlı'de Cınaraltında dınlenebılır,Zeytınlı'de eskı usul Dıbek Kahvesı ıcebılır ve Tepekoy'de Barba'ya ugrayabılırsınız.Ev yapımı sarap ve fıstık mı? Hay hay...Denıze mı gıreceksınız Yıdız Koyu,ve daha bırcok şey..Gokceada'yı gercekten cok severım.

15 Agustos aynı zamanda Bozcaada'da Dunya'da ılk bagbozumunun senlıkle kutsandıgı tarıhtır.Guzellıkler dıyarı Bozcaada anlatılmaz yasanır.Tavsıye ederım

Agustos ayı Karadenız gezısı yapmak ısteyenler ıcın de ıdeal zamanlardandır.Fındıklar toplanır,Yaylalara gıdılır,Karadenız yemeklerı tadılır.

Eger yolunuz Ege'den ozellıkle Aydın'dan gecerse Dunyanın en guzel Incır'ını yıyebılırsınız.

Bu arada ben Kanada'dayken bılgısayarımı ozel mulkıyetıne gecıren sevgılı oglum Mehmet'e (Butun bırıkımım olan resım ve muzıklerımı kaybettıgı,klavyemı F'den Q'ya cevırerek bana zorluk yarattıgı ıcın) ozellıkle saygılarımı sunarım.

Ağustos 08, 2007

Kanada dedikleri

Hobi işte....
Döndüm.Kanada ve Kanadalılar hakkında aklımda kalanları özetleyip bitireyim.*Kanada düz ve yemyeşil bir ülke.Dogal kaynakları bol.Su zengini.
*En'leri var.Dünyanın en yüksek binası (CN Tower),En uzun caddesi (Yonge Street) ve en büyük Şelalesi (Niagara) gibi.
*Cok zenginler.Para her alana hakim.Zenginligi alışveriş merkezlerindeki yogunlukta ve otomobil markalarında görüyorsunuz.
*Dışarıda ve farklı bir ülke yemegi yemek,ickili mekanlarda oyalanmak epeyce seviliyor.
*Dinamikler.Hem yürüyor hem ellerinde icecegi kahveyi taşıyor hem de cep tlf ile konusuyorlar.
*Cok fazla okuyor ve spor yapıyorlar.Kütüphaneler cok ve dolu.
*Günlük hayatta mutluluk saglamaya ugraşıyorlar.Ülke yönetmiyorlar.Bu işi görevlilere bırakmışlar.Her alanda secimler önemli.
*Hobi ülkesi.Her hobiyi para cok oldugundan abartmıslar.
*Beyzbol.buz hokeyi.Amerikan Futbolu.Golf oynanıyor ve seviliyor.
*Toplumsal hayatta cok saygılılar.Aralarında kesin mesafe var.Herkes kendinden sorumlu ve kendini istedigi gibi ifade ediyor.Kınama ve ayıplama yok.
*Polis ülkeye egemen.Hatta Polis Devleti de deniyor.Şili milli takım oyuncuları bile dayagı yedi oturdu.
*Kanada dan Türkiye görünmüyor.Bilmiyorlar,ilgilenmiyorlar.
*Gercekten laikler.Yüzlerce Kilise var.Devlet in din konusuyla hic işi yok.

Ağustos 04, 2007

kanada (Gercek 9)

Cumartesi gunu ogleden sonra Oguz (Ilker'in ev arkadasi) ,Ilker ve ben Toronto'daki eksik kalan son atraksiyon'u da yaptik ve CN TOWER'e ciktik.(Anlami Canada National Tower-Kanada Ulusal Kulesi-)Kisi basi 25 dolar verdik,1 saate yakin asansor sirasi bekledik,yorulduk,bir kisim Arap kisiler siralari gecip ,kaynak yapip ve aralardan sizip one gectiler ki kurallara uymamayi aliskanlik haline getiren toplumlari saygiyla andik.1 dk da kus gibi ve insanin icini bir hos eden asansor sonrasi korka korka manzaraya baktik.Hava cok berrak olmadigindan resimler basarisizdi.15 dk da cevrenin kuleden gorunusune baktik ve indik.Gorev tamam mi? Evet. Dunyanin en yuksek yapisina ciktik mi ?Evet.
Kensington Market sokaginda cicek bahcesi haline getirilmis bir hurda otomobil.Bir sanat eseri.
Dikkatimi cekti.Burada iki katli evleri Amerikan tarzi yapiyorlar.Zemin suya yalitimli beton.Zeminden sonrasi ahsap malzemeyle yapiliyor ve disi tugla ile yapiliyor.Saglam mi evet.(Ilker'in evi 1930' da yapilmis ve hala tertemiz kullaniliyor.)
Casa Loma.Burasi
Kanada'nin en meshur kalesi.Aslinda kale'ye benzeyen bir konak demek daha dogru.Nerede bizim kaleler nerede bu.Kanada kurulurken savaslar buralarda yapilmis.Birkac bin ingiliz,Fransiz askeri arasinda. Neyse bu yazi Kanada Toronto'dan son yazi.Aksama Ucaga binip hayirlisiyla donecegim.Gezdim,gordum,yazdim.Birkac degerlendirme ve aklima geleni de Turkiyeden yazarim.Geziler bitti mi?Hayir Insallah Hindistan?......Hoscakal Toronto

Temmuz 30, 2007

kanada 9

Ilker'in takimi.(Betty Ford Alumni) Burada bildigimiz futbol'a Soccer diyorlar.Tamamen eglence ve sosyal amacli oynaniyor.Takimda 4 erkek 2 kiz karisik oynuyor.Kiz sayisi fazla da olabilir.Gruptaki maclarindan sonra maci kazanmanin rahatligi ile sohbet ediyorlar.Ilker 2 gol attigi bu macta cok basariliydi.Amac bir top pesinde kosup enerji harcamak,kendine guven,arkadas ortami edinme.Buradakiler internet ortaminda biraraya gelmis eglenceli bir arkadas grubu.
Cin Mahallesinden bir gorunum.Burada kucuk dukkan islerinin cogunu gocmenler ozellikle de cinliler yapiyor.Cin'den getirilen mallari pazarliyorlar.Cok buyuk katki ulkelerine.Ama tipik asyali daginikligi da hemen goruluyor.


Toronto Universitesinin yakininda cadde ortasinda bir sutun uzerinde tavsan motifi.Burada pekcok heykel vb. eser yollari susluyor.


Toronto'nun bazi sokaklari var ki yurumek bile insani dinlendiriyor.Bu da onlardan biri.

Toronto'da down town denilen (asagi sehir) kisimda surekli aksam uzerleri bir etkinlik oluyor.Bu da Afrika danslari yapan bir grup.Bazilari Afrikali olamayacak kadar beyaz ve besili ama maksat eglence olsun....

Temmuz 24, 2007

niagara

Nihayet gecen cumartesi Niagara'ya gidebildik.Kanada cok gelismis bir otoyol sistemine sahip ama bir kaza ya da ariza durumunda trafik tikaniyor.Bu nedenle cok yavas gittik.Niagara bir kent ve burada selaleden baska gosterecek birseyleri olmadigindan bir suru yapay para tuzagi hazirlamislar.Gazinolar (Kumarhane ) insanlari cok kucuk paralarla kumar oynatiyor.Degisik bir yapi olusturup dikkat cekmek ve parasini almak mesele bu.Bu bina da bu amacla yapilmis.
Az once ifade ettigim amacla hazirlanmis Hollywood tarzi atraksiyonlar olan bir cadde.Resimdeki kiz Ilker'in futbol takim arkadasi Coleen.
Ista Niagara.Dunyanin en buyuk selalesi.Dev gibi.Selalenin sol tarafi Amerika.Nehir gemileri ile ziyaretcileri suyun dokuldugu yere kadar goturuyorlar.Su tanecikleri ile islanip geliyorsunuz.
Bu gordugunuz de bir selale ama Amerika tarafindan dokuluyor.Yani onlara ait.Daha kucuk.
Amerika tarafindan Niagarayi izlemeye gelenleri goruyorsunuz.Sari renkli naylonlar giyiliyor.(Kanada tarafi mavi renkli) Merdivenler ve teraslardan izliyorlar.
Niagara gezi arkadaslarim.Joe (Irlandali,gezmeye gelmis Coleen'in arkadasi Gazino'da 15 dolar kazandi.),Coleen (Ilker'in arkadasi,Irlanda asilli Kanadali,Irlandalilar genelde sansli olurmus Coleen de 45 dolar kazandi,Benzin parasi yapti,tesekkurler.),Ilker (Oglum)

Temmuz 19, 2007

kanada 6

Gunlerdir evden gidilecek bir yer belirleyip yola cikiyorum ve saatler suren yuruyusle gorup donuyorum.Burasi Toronto'nun cok sayidaki kiliselerinden ama guzellerinden biri. (Queen street east )
Queen caddesinin en dogu ucundan baslayan 'Beaches' yani plajlar bolgesi.Kilometrelerce uzunlukta Ontario golu sahili.Bisikletliler,yuruyenler,kosanlar,kopekliler,vs.Ama misir saticilari yok,semsiye kiralayanlar yok,seyyar saticilar yok.....
Iste Toronto:Tamamen suni bir gorunum .Binalar camla kapli,parklar duzenlenmis,insani duygu eksik sanki...
Front caddesinde Lawrence market.Dunyanin en guzel pazari oldugu iddiasindalar.Kapali binada;et,balik,peynir vb. yiyecekler satiliyor.Guzel bir pazar iste.
Bir bina duvarina cizilmis ve 1900'lu yillari gosteren resim.Kanada boyle olusuyor.Ben Toronto'dan haberlere devam edecegim.Gorusuruz.Bye....

Temmuz 15, 2007

kanada 5

Hayvanat Bahcesinin en renkli ailesi.Erkek kenarda bos bos yatiyordu ama rasimdeki anne yavrusuna ne oyunlar yapiyordu inanilmaz.Oyuncaklari ile oynarlarken goruluyorlar.
Huzurlarinizda fotomodelimiz Kaplan.Esit sartlarda olsak o benim resmimi cekerdi herhalde.
Gecen persembe yalniz basima metro arti otobus ile 1 saat 20 dk suren bir yolculukla Toronto Zoo'daydim.Heyvanati toplayip dogal ortamina benzer sartlar olusturup salmislar.Genis alanli bol hayvanli bir bahce.Genelde ogle sicaginda dinlendiklerinden bazilarini goremedim ama cogunu fotografladim gene de.Yukaridakilerin ne oldugunu unuttum.Ama gorunumleri guzeldi.
Bu hafta hava hep degisti.Bir yagdi bir acti.Cuma gecesi oglumun dogumgunu kutlamasi gece gec saatlere kadar surdu.Bisuru arkadasi geldi .Yediler ve ictiler.Sabah oglan gelmeyince yalniz gittim little India (kucuk Hondistan) 'a .Hint muzikleri,yiyecekleri,sariler vb.Bunlari satan bir dukkan vitrini yukarida. UZERINE TIKLAYIP FOTOGRAFLARI BUYUTEBILIRSINIZ

Temmuz 10, 2007

kanada 4

Toronto hayvanlar icin tam bir cennet.Sayisiz kus cesidi,sincaplar ,rakunlar sehirde ozgurce dolasiyor.Bunlardan biri yukaridaki marti.Ontario golu kiyisinda coklar ama sehir icindeki parklarda da karsiniza cikiyor.
Toronto High Park'ta bulunan golde yasamlarini surduren ordek mi desem kaz mi bilemedim (Bu soru Biyolog Mehmet Isik'a gelsin) ama hem cayirlikta otlaniyorlardi hem de yuzuyorlardi.

Toronto sincaplarindan biri.Toronto'nun birsuru parklari var.adeta orman gibi.Heryerde karsiniza cikiyorlar.Cekingen ve sevimliler.


Hafta sonu birseyler alalim diye evden ciktigimizda Queen's park'ta bir eglenceye rastladik.Toronto'da yaz aylarinda festivalden bol birsey yok.Afrofest, Afrikalilarin duzenledigi, yemeklerinin (genelde et) ayakustu mangalda pisirilip satildigi,icecekler in tuketildigi,siyah rengin her tonunu gorebileceginiz bir toplanma - kaynasma-eglenme amacli yerel giysilerle ulkelerin tanitildigi bir festival.Netekim buna da katildim.Mutluyum.Mutlusun.Mutlular.Nedeni su:Burada Afrika'da olamayacaklari kadar ozgur ve karinlari tok.


Temmuz 04, 2007

Gecen hafta icinde onemli birsey yoktu.Sehirde yuruyusler,arka bahceye gelip kedilerin yiyeceklerini gaspeden rakunlari saymazsak.Yedi kisilik aile aksam saatlerinde karnini doyurdu ve gitti.Hafta sonu ise planlanmayan bir gezi imkani cikti.Ilker adinda Jazz sever bir arkadasin festivale gitmek istemesi ayrica bir de jeep'inin olmasi yetti.Cumartesi sabahi bir yolcu daha alip Motreal'e gittik.Hostel'de kaldik.Oglum Ilker"le gezilecek yerleri gezip geceleri jazz konserlerini dinledik.Sehir meydaninda kurulan sahnelerde (10 kadar) cesitli gruplari dinledik.Gece 1 civarinda ancak yatabildik.Shwarts adindaki siradan bir dukkanda montreal'in en guzel isli et ile yapilan yemeklerini yedik.
Yukarida Saint Josef Katedral ve Oratoryosu
Bir Jazz Konseri

Montreal Old Town'da bir sokak.
Tipik Avrupa dar sokaklarindan.Restoranlar,publar,(Putin adinda patates kizartmasina eritilmis peynirli bir sos ile yapilan guzel bir yemegi var ki bira ile guzel gidiyor),resim galerileri ile cok hos bir yer.

Kanada ulusal gunu yuruyusu
Cin'den kacanlarin kurdugu bir orgut ve uyelerinin gecit toreni.Sonucta Avrupa kokan bir eyalet Quebec (Fransizca konusulan ve Fransa kulturu olan) ve onun Olimpiyatlari duzenlemis,hos bir havasi olan kenti Montreal' bitirip donduk.Biodom adli doga muzesi,Old Town,Montreal tepesi,Katedral ve konserler.....,yemekler.....Gorusuruz......


Haziran 26, 2007

Kanada 2

Festivale katilanlar
Gecit toreni

Gecit toreni

Toronto bilim muzesi

Edwards Gardens (Botanik Bahcesi)

Gecen hafta ne yaptim?Hafta ici hergun kendime bir rota belirleyip yollara dustum.Bir gun
adinda Pamukkale olan bir sosyal merkez (yani bir kahvehane sanirim) adresini aradim fakat verilen numara aklimda yanlis kalmis bulamayip geri dondum.
Bir baska gun High Park adli parki hedefleyip gittim,yerini de buldum gezip geldim.Bir baska gun cocuklarin tirmanis yaptigi yeri kendi tarifleri uzerine arayip buldum.Donuste bir Turk'un islettigi lokantada (Pizza Pide) Turkiyede bulunmayacak kalitede pide yedik.
Cuma gunu oglanin bisikletini alip, haritada yakin gorunen ama gercekte yollarin hafif engebesi ve mesafelerin uzunlugu nedeniyle Toronto hayvanat bahcesi yolunun yarisindan geri dondum.Aksama Turk genclerle bulusup yemek ve hafta sonu icin festivale hazirlananlari izledik.
Cumartesi ogleye dogru Toronto Bilim Muzesine gittik.Okullarda anlatilan bircok deneyin bizzat uygulamasini gorduk.Ama bu muze gezmeleri uzun sure ayakta kalip yavas yavas gezildiginden bayagi yoruyor.
Pazar gunu ise Festival vardi.Kuzey amerika'nin en buyuk (Pride) yani gay ve lezbiyen yuruyusu.Benim icin tam bir kultur soku idi.Koca koca adamlar,sisman yasli basli teyzeler el ele tutusmuslar,yakisikli ilkokul ogretmenleri,itfaiyeciler,polisler ,cesitli sirket calisanlari bakin biz buyuz diye etrafa su tabancasi ile sular fiskirtip gectiler.Bana ters birsey.Burasi icin normal.Cirilciplak adamlar mi dersiniz,deri giysili tipler mi ne ararsaniz vardi.Acaip bir sey.
Neyse normale donduk cok sukur.Bugun yine yollara dustum.Hesapladik oglumla,tam 16 km yol yapmisim.512 mb hafiza karti aldim fotograf makinesi icin, ayrica taze fasulye ve domates aldim Kensington market'ten.Burasi hippi tipli duzen disi insanlarin yasadigi belki uyusturucu filan da olan meshur bir semt.Simdilik bu kadar diger haberler sonraya.

Haziran 20, 2007

kanada 1

Ada"dan toronto
Dragon kurek yarisi

Ilker"in arkadasi Ilker"in evinden Toronto

Kanada gunleri basladi.Cumartesi gunu oglene kadar evde kalip oglumun arkadaslariyla Toronto adasina gittik.Ada'da Uluslararasi Dragon kurek yarislari vardi.Yarislarin bitis cizgisine yakin bir yere yerlesip yarislari izledik.Cogu cinli seyircilerle doluydu.Kalan zamanda adayi yuruyerek gezdik ve donduk.Piknik havasinda bir geziydi.
Pazar gunu Kucuk Italya mahallesine italyan tadlarina bakmaya gittik.Bir lokantada basit italyan belki akdenizli demek daha dogru yemekler yedik.Daha sonra bir barda oturduk.Buraya gelen arkadaslarla buyuk bir Turk grubu olusturduk.Gec vakit donduk.

Pazartesi cocuklar iste oldugundan kendime gore bir program yaptim.Once eve yakin parka gittim.Sonra yol ustundeki bir mezarligi gezdim.Sanirim insan yakilan bolumu de vardi.Ama cok yesil,temiz ve anit bicimli mezarlar vardi.

Devam edip Kraliyet Ontario muzesini gezdim.Tam 4 saat ayakta kalip Cin,Kore,Japon,Asya,Misir vb arkeolojik eserleri gordum.20 dolar giris parasina degdi yani.

Bugunse yagmur vardi.Bana tarif ettikleri bir okulun bahcesinde bulusup onlari kiz erkek karisik futbol maclarini lzleyip bir yunan lokantasinda tika basa yedik ve eve donduk.Cok guzeldi.